19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/12724 E. , 2013/15077 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü' nün 2009/3953 sayılı dosyasından çeke dayalı olarak icra takibi yaptığını, alacaklı gözüken kişiyle müvekkili arasında ticari bir ilişki bulunmadığını belirterek, takip dayanağı çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sattığı bala karşılık verilen takibe ve davaya konu çeki imzalayan kişinin davacının kızı olan davadışı ... olduğunu, bu şahsın davacı adına çek düzenleme yetkisine dair vekaletnamesi olduğunu, davacı ve kızının dolandırıcılık yaparak istemedikleri çekleri imzaya itiraz ederek ödememe yoluna gittiklerini, davacının kötüniyetli olduğunu, bugüne kadar çekin kaybolduğu ya da çalındığına dair bir şikayette bulunmadıkları gibi bankaya da talimat vermediklerini, davacı hakkında karşılıksz çek keşide etmek suçu nedeni ile ...
C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, ayrıca davacı ve kızı dolandırıcılıktan da suç duyurusunda bulunacaklarını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40' dan aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, alınan imza incelemesi raporu ile davaya konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, ayrıca ticari defter ve kayıtlar itibarı ile de davalının davacıdan bu ilişki nedeniyle alacağı bulunduğunun kanıtlanamadığı, davalı yanın yemin de teklif etmediği belirtilerek, davanın kabulü ile davacının davalıya ...
1.İcra Müdürlüğü' nün 2009/3953 sayılı takip dosyasının dayanağı olan çek nedeniyle borçlu olmadığının tesptitine, takibin iptaline ve koşulları oluşmadığından davacı tarafın kötüniyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekin keşideci bölümündeki imzanın davacıya ait olmayıp, davacının kambiyo senedi düzenleme konusunda yetki ve vekaletname verdiği kızı ...' e ait olduğu tarafların kabulündedir. ...' ün bu çeki vekaletnamedeki yetkisine istinaden davacı vekili sıfatıyla imzaladığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece çekteki imzanın davacıya ait olmadığının adli tıp uzmanı raporu ile saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Zira, imzanın davacıya ait olmadığı yolunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı çekin çalınmış ya da kaybolmuş olabileceğini iddia etmekte ve rızası hilafına davalının eline geçtiğini ileri sürmektedir. Bu durumda bu yöndeki iddianın ispat külfeti davacı taraftadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.