Esas No
E. 2017/4958
Karar No
K. 2018/12377
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2017/4958 E.  ,  2018/12377 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve tahliye isteminden feragat edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı 01.01.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 04.12.2014 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 107.341,93 TL kira alacağının aylık % 5 gecikme gün faizi 29.487,51 TL ile birlikte tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 08.12.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 11.12.2014 tarihli itiraz dilekçesinde, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini bildirmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin ilamsız takip dosyasında, alacak tutarının toplam 136.829,44 TL olduğu, takibin 04.12.2014 tarihinde başlatıldığı ve yazılı kira sözleşmesine dayandığı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre TBK'nın 120/2. maddesinde belirtilen faiz sınırlaması esas alınarak yapılan hesaplamaya göre işlemiş faizin 20.452,44 TL'lik kısmının fazla olduğunun sabit bulunduğu, taraflar tacir olsa bile TBK'nin 120/2. maddesinin uygulanması gerektiğinden aksi yöndeki alacaklı iddialarının kabul edilmediği, bu bakımdan itirazın kaldırılması isteminin faiz yönünden kısmen kabul edildiği, somut olayda alacaklı taraf tahliye isteminden feragat ettiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.

1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı vekilinin faiz alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 88. maddesinin “Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz.” hükmünü içermesinin yanı sıra, temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de; “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, ticari işlere ilişkin düzenlemelerin bulunduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8/1. maddesinde; ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği, 9/1. maddesinde; ticari işlerde kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış olup bu maddede gönderme yapılan ilgili mevzuat 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanundur. 3095 sayılı Kanun'un 1/1. maddesinde, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse faiz oranının yıllık % 12 olacağı düzenlenmiştir. Fakat Bakanlar Kurulu, Kanun’un 1/2 maddesinden aldığı yetkiye dayanarak 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari işlerde kanuni faiz oranını % 9’a indirmiştir. Görüldüğü üzere Türk Ticaret Kanunu ve 3095 sayılı Kanun'da ticari işlerde akdi faizi sınırlayacak bir hüküm bulunmamaktadır. Taraflar arasında 01.01.2014 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Kira sözleşmesi ile ...... isimli taşınmazın ...... Merkezi Blok Yapı’sı 1.kat terasında bulunan ...... Projesi içerisinde yer alan 214 ve 215 nolu bağımsız bölüm eklentisi, terasta A6 nolu teraslı bölüm ve Trump AVM 11.... kat A6 nolu depo davacı ... Tic. A.Ş. tarafından davalı ...ne kiraya verilmiş olup, sözleşmenin özel şartlar bölümü 12.8.maddesinde; “Kiracı, kira ve kiracıya ait gider bedelleri ile sözleşmeden kaynaklanabilecek her türlü borcuna döviz veya TL cinsinden aylık %5 oranında temerrüt faizi ve bu faize isabet eden KDV’ni ödeyecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Olayımızda davalı taraf tacir olup, davanın sebebini oluşturan taşınmaz da davalının ticari faaliyetinde kullanmak üzere kiralanmıştır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 9. maddesinde, ticari işlerde kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan yasa hükmünde sözü edilen ilgili mevzuatın 3095 sayılı yasa hükümleri olduğunun, akdi faiz oranı yönünden bir sınırlama getirmediğinin ve 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddelerinin ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olup, ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerektiğinin, başka bir anlatımla 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir. Nitekim Hukuk Genel Kurulu'nun 15.05.2015 tarih ve Esas 2013/2249 – Karar 2015/1362 sayılı kararı ile de, tarafların tacir olduğu ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. O halde, mahkemece tacir olan davalı kiracı ile davacı arasında serbest irade ile kararlaştırılmış faiz oranı üzerinden faizin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog