14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/831
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/02/2018
NUMARASI : 2015/744 E.2018/121K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile beş yıldır kömür alışverişi yaptıklarını, davalının davacı şirketi geçmişe dönük olarak borçlandırdığını ve davalının daha önce almış olduğu ... Bank Aspendos Şubesinin 26.08.2014 tarih ... Nolu 50.000,00 TL bedelli banka teminat mektubunu 19.08.2015 tarihinde paraya çevirdiğini, bunun üzerine davalıdan bedelin iadesinin talep edildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, taraflar arasında bu yönde bir anlaşma olmamasına rağmen davalının 31.07.2015 tarihli ... nolu 30.841,09 TL bedelli kur farkı faturasını keşide ederek gönderdiğini, bu faturanın iade edildiğini belirterek, davacının hesap kayıtlarına göre 17.980,44 TL olan borç miktarı düşüldükten sonra bakiye 32.019,56 TL alacağın 19.08.2015 tarihinden geçerli olmak üzere en yüksek banka faizi oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; kömür sektörü ithalata dayalı olduğundan toptan satışların döviz olarak USD cinsinden yapıldığını, faturaların ise TL cinsinden düzenlendiğini, kur farkından kaynaklanan cari farkların kur farkı faturası düzenlenerek mali kayıtlara aktarıldığını, davacı şirketin 31.07.2015 tarihli ... nolu kur farkı faturasını haksız olarak iade ettiğini, bunun üzerine Kadıköy .... Noterliği 08.09.2015 tarih ... yevmiye no ile faturanın tebliğ edildiğini, davacının ihtarname keşide etmesi üzerine kendilerince de davacı yana ihtarname gönderilmiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''...Taraflar arasında kömür alım satımından kaynaklı cari hesaba dayalı ticari ilişki olduğu, davacının davalıya verdiği ... Bank Aspendos şubesinin 26/08/2014 tarih 50.000 TL bedelli banka mektubunu 19/08/2015 tarihinde paraya çevirdiği , teminat mektubunun nakde çevrilme gerekçesinin ise davalının kur farkından dolayı alacağı bulunduğunu iddia ettiği , bu davada ; davacının davalıdan kur farkı bedeli talep edip edemeyeceği ve edecek ise bunun miktarı ve haksız tahsili varsa bu miktarın iadesinin tespitine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde verilen kök raporda kur farkının istenebileceği ancak buna ilişkin belgelerin sunulmadığının belirtildiği ,verilen ek raporda ise tarafların ticari ilişki süresince kesilen faturalarda zaman zaman kur farkının uygulandığı bu haliyle taraflar arasındaki ticari ilişkide bu yönde teamül oluştuğu, davalının kur farkı faturası düzenleyerek davacının defterlerine kayıt edip ödemiş olmasının, davacının davalıya kur farkı ödeyeceğinin kanıtı olarak değerlendirildiği, bu yönde kanaate ulaşıldıktan sonra tarafların ticari defter ve belgelerindeki fatura tarihleri ve kısmi ödemelerin mahsubu yapıldıktan sonra davalı şirketin 01/01/2014 ile 31/07/2015 dönemi arasındaki geç ödemeden kaynaklı kur farkı alacağının 13.576,34 TL olarak hesaplandığı, keza davalı şirketin cari hesap bakiyesi ile birlikte davacıdan 31.556,78 TL alacaklı olduğu kabul edildiğinden, davalı şirketin 19/08/2015 tarihi itibari ile teminat mektubunu paraya çevirmiş olduğundan teminat mektubu bedelinden davalının alacaklı olduğu miktarın çıkarılması sonucu 18.443,22 TL nin davalı tarafından haksız tahsil edildiği, bu miktarın davacıya iadesinin gerektiği, bunun dışında bilirkişi raporunun 2.ek raporunda yapılan ve farklı bir sonuca ulaşılan hesaplama tekniğinin dikkate alınmadığı da gözönüne alındığından neticeten, davanın kısmen kabulü ile 18.443,22 TL nin davacı ihtarının davalıya tebliğ edildiğine dair belge sunulmamış ise de bu ihtara davalının verdiği cevaba göre belirlenen 15/09/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;Yargılama aşamasında alınan raporda yapılan inceleme sonucunda ihtilafın 31.07.2015 tarih ve .... nolu ve 30.841,09 TL tutarlı kur farkı faturasından kaynaklandığını, diğer tüm kayıtların örtüştüğünü, taraflar arasında evvelce kur farkı uygulamasının da yapıldığını, kayıtlar arasında 31.12.2013 tarih ve ... nolu ve 32.622,93 TL tutarlı kur faturasının da yer aldığını ve davacı tarafında da kur farkının kayıtlara işlenerek muhasebeleştirildiği tespit edildiğini, taraflar arasında kur farkı uygulamasının da yapıldığını ve kur farkı taleplerinin haklı ve yerinde olduğunu, ancak fatura mesnedinin hesaplanması aşamasında maddi hataya düşüldüğünü ve bu sebeple varılan sonuun hatalı olduğunu,Bilirkişilerce, taraflar arasında 31.12.2013 tarihli kur farkı faturası düzenlendiğinin beyan edildiğini, bu nedenle 01.01.2014 tarihinden sonraki cari hesaba ilişkin hesaplama yapıldığını, ayrıca hesaplama yapılırken de davacı tarafın evrak bazında yapılan vadeli ödemelerini ise kayıt tarihlerini baz aldıklarını, fiilen gerçekleşen ödeme tarihlerini baz almamış olduklarını, bu nedenle bilirkişilerin, döviz kurlarındaki oynamalar nedeniyle doğan kur farklarını raporlarında yansıtamadıklarını, Birinci ek raporda 01.01.2014 tarihinden sonraki döneme ilişkin cari hesabın incelemesi yapılmış olduğundan hatalı olarak davacının 18.443,22 TL alacaklı gösterildiğini, ikinci ek raporda ise yeniden yapılan hesaplama sonucunda yine hatalı valör uygulaması nedeniyle davacının 15.431,37 TL alacaklı gösterildiğini, oysaki cari hesap açılış tarihinden itibaren bir bütünlük içerisinde hesaplama yapılması haline davacıya bir borcun bulunmadığını, savunmalarını ispatlamak amacıyla dosyaya, davacıya ait cari hesaba ilişkin döviz bazında tutulmuş hesap hülasasının sunulduğunu,İlk derece mahkemesinin davalı itirazlarını göz ardı ederek, eksik incelemeye dayalı olarak davayı sonuçlandırma cihetine gittiğini, ancak hatalı bir şekilde ilk raporda yer alan davacı lehine yüksek hesaplanmış olan raporu kabul ederek hüküm kurmuş olup, ikinci ek raporda yer alan hesaplamayı kabul etmediğine ilişkin herhangi bir somut gerekçe göstermeden bu rapordaki verileri kabul etmeme yoluna gittiğini, Davacıya 1.103.039,17 USD tutarında mal satışı gerçekleştirilmiş olup davacının yapmış olduğu ödemelerin o tarihteki kurlar baz alınmak suretiyle yapılan tahsilatın bu miktara denk olduğunun açık olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin yapılmış bir tahsilat bulunmadığından davacıya karşı herhangi bir ödeme yükümlülükleri bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER 1-Bilirkişi incelemesine esas tomar halinde faturalar,2-04/10/2016 tarihli bilirkişi raporu,3-21/09/2017 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamı.