12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2019/117
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/11/2018 (Ara Karar)
NUMARASI : 2018/1265 Esas
TALEP
İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2019 İlk derece mahkemesince verilen 16/11/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili 08.11.2018 tarihli dilekçesi ile; müvekkili şirketin idaresinin TMSF tarafından görevlendirilen kayyım heyeti tarafından yürütüldüğünü, şirket kayıtlarında 01.10.2016 tarihinden sonra yapılan araştırma neticesinde davalının sorumluluğundan kaynaklanan 38.920.957,05 TL zararın bulunduğunu, bilgileri verilen davalıya ait bir kısım taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin ihtimal dahilinde olduğunu, taşınmazların üçüncü şahıslara devredilmesi durumunda müvekkili şirketin zararını tanzim etmesinin güçleşeceğini, hatta imkansız hale geleceğini belirterek öncelikle müzekkere yazılarak taşınmazların bilgilerinin istenilmesine, taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin engellenmesi amacıyla taşınmazlar hakkında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, davalının dilekçesinde talep ettiği taşınmazların dava konusu olmadığı; yeterli delillerin de toplanmadığından; yasal koşulları bulunmayan ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili; müvekkili şirketin halihazırda TMSF'nin ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından yönetildiğini, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan araştırmalar neticesinde davalının yol açtığı 38.920.957,05 TL zararın 01.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiğini, bilgileri verilen taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmemesi durumunda üçüncü kişilere devrinin ihtimal dahilinde olduğunu, devredilmesi durumunda ise müvekkilinin zararını tazmin etmesinin güçleşeceğini, hatta imkansız hale geleceğini belirterek 16.11.2018 tarihli ara kararın müvekkili şirket aleyhine olan kısmının bozularak öncelikle müzekkere yazılarak taşınmazların bilgilerinin istenilmesine, taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin engellenmesi amacıyla taşınmazlar hakkında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK 341/1 gereği İlk Derece Mahkemelerinden nihai kararlara ile ihtiyati tedbir ,ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde ,itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Davacı vekili talep dilekçesiyle ve istinaf başvuru dilekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği ,ancak bu talep hakkında ilk derece mahkemesinin olumlu olumsuz bir karar verilmediği, bu talebin istinaf incelemesine konu edilebilmesi için ilk derece mahkemesince olumlu olumsuz bir karara bağlanması gerektiği ,ilk derece mahkemesince karara bağlanmayan bir hususun istinaf kanun yolu ile incelemesi yapılamayacağı gözetildiğinde davacı vekilinin ihtiyati haciz istemi yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Somut olayda;uyuşmazlığın konusu para alacağına ilişkin olup, davalı tarafın gayrimenkul veya mal varlığı değerlerine yönelik değildir. HMK.'nun 389 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği, somut uyuşmazlıktaki gibi konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı yargı kararları ile sabittir. HMK 'nın 389 maddesi gereği, öncelikli koşul olan, “... ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği” koşulu yönünden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararda isabetsizlik olmayıp davacı vekilinin ara kararına yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.