Esas No
E. 2018/962
Karar No
K. 2019/2860
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2018/962 E.  ,  2019/2860 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada ...

2.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/07/2017 tarih ve 2016/394 E. - 2017/295 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 14/12/2017 tarih ve 2017/1159- 2017/1142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalı şirketin 2015/31121 numaralı 29, 30, 41 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde geçerli "GTFORMHAUSE" ibareli markanın tescili için ...'ye başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirketin "FORM" esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin "FORM" ibareli markalarını ve 2002/1533, 2002/1680, 2002/1776, 2004/2317, 2006/904, 2006/1539 ve 2006/1969 sayılı tasarımlarını mesnet göstererek iltibas ve tanınmışlık hukuki sebeplerine dayanarak yaptığı itirazın nihai olarak ... ... tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı kurum ...'nın 2016/M-8712 sayılı kararının iptalini ve anılan marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkin edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "FORM" ibaresinin tüketici nezdinde uyandıracağı anlam gözetildiğinde tescil kapsamına giren gıda ürünlerinin vasfını belirttiği, bu sebeple ayırt edici gücünün zayıf olduğu, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, "GTFORMHAUSE" ibare ve biçimli işareti gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "FORM" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, davacının "FORM" ibareli markasının bisküvi ürünleriyle ilgili olarak beli bir bilinirliğinin bulunduğu, ancak işaretlerin farklı olması karşısında davalının başvurularının 29, 30, 41 ve 43. sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin davacıya ait bisküvi ürünleri sektöründeki tanınmışlık, bilinirlik ve itibarınden haksız biçimde yararlanma hususunu doğurmayacağı, dava konusu başvurunun davacı markalarının ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, davalı markasının biçimine değil içerisindeki "FORM" sözcüğünün bulunmasına itiraz edildiği, bu sebeple davacının tasarım tesciline dayanarak davalı başvurusunun tescilini engelleme olanağının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu işareti gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği gibi markalar arasında işletmesel bağlantı olduğunu da düşünmeyeceği, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinin uygulanma koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,10/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog