13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/25403 E. , 2019/2220 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kulüp ile aralarında yaptıkları 08.01.2014 başlangıç tarihli Profesyonel Futbolcu Transfer Sözleşmesi ve eki mahiyetindeki sözleşme kapsamında, davalı kulüpten 85.000,00 EURO alacağının bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya dair haklar saklı kalmak suretiyle 5.000,00 EURO'nun sözleşmede belirtilen vade tarihinden itibaren kamu bankalarına uygulanan euro mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talep miktarını 28.000,00 EURO'ya artırmıştır. Davalı kulüp vekili, tahkim itirazında bulunup, futbolcuya verilen para cezası ile ödemelerin mahsubu gerektiğini bildirerek; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, 18.000,00 EURO'nun 25.05.2014 tarihinden itibaren, 10.000,00 EURO'nun dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı kulüp vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi ve eki mahiyetindeki sözleşmeden kaynaklı, hakedilen ücretlerin tahsiline ilişkin olup, davacı, 5.000,00 EURO olan baştaki talebini, ıslah ile 28.000,00 EURO'ya artırmış, mahkemece de, bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, kabulüne karar verilen ve dava tarihinden itibaren faiz işletilen 10.000,00 EURO'luk alacak kısmının, sözleşmenin "B-)MASRAFLAR" başlıklı bölümünde düzenlendiği ve kesin vadeli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde, hükmedilen bu alacak miktarına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.