13. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/1537
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEME : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/02/2018
DOSYA NUMARASI: 2017/1146 Esas - 2018/159 Karar
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin ...san. İnş. Tic. A.Ş.' de bulunan hissesini davalılardan... ve ... murisleri kardeşi olan kardeşi ... devretmesi için sözleşmeyle muhasebeci ...'a devrettiğini, ... kendisine hisse değerinde daire alma sözü verdiğini, bu yüzden bedel almadığını, devir tarihinde ... işlerinin yoğunluğu nedeni ile böyle bir yol izlediğini, ...'a yapılan hisse devrinin hiçbir zaman ticaret sicil kayıtlarında yer almadığını, hisselerin nama yazılı olduğunu, hisse senetlerinin ciro edilmediğini, devirle alakalı kendisine bir bedel ödenmediğini, bu doğrultuda olmak üzere kendisine ödenemeyen hisse bedeli olan 882.600,00 TL nin fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL' sinin ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, alacak miktarının kesin ve belli olduğu halde kısmi dava açılmış bulunmakla davanın reddininin gerektiğini, diğer müvekkilinin adresinin Ankara olduğunu beyanla, mahkemenin yetkisiz olduğunu, aynı zamanda zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu alacağın hisse devir bedelinden kaynaklandığını ve tarafların tacir olmadığını, bu sebeple mahkemenin görevsiz olduğunu savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 26/02/2018 tarih 2017/1146 Esas - 2018/159 Karar sayılı kararında; "... Davacı olan ... 26/02/2010 tarihinde hisselerini bedel almadan anonim şirket hisse devir sözleşmesiyle kardeşine devretmek üzere davalılardan ...'a devrettiği, 26/02/2010 tarihli hisse devir sözleşmesinde sözleşmeye aykırılık nedeniyle ihtilaf halinde Ankara mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiği, davalının cevap dilekçesinde Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan ettiği, davacının adresinin ve şirket merkezinin de Ankara olduğu, Ankara 7. Ticaret Mahkemesi'nce görülen tespit davasında davacının ..., davalıların..., asıl davanın ve 8. ATM nin birleşen davada sermaye artışının tespitine ilişkin kararda hukuki yarar bulunmadığından asıl ve birleşen davanın reddedildiği, yetkinin kesin yetki olup kamu düzenine ilişkin olduğu, asliye hukuk mahkemesinin bu konuda yetkili olduğu, davanın ...A.Ş. hisselerinin devrine ilişkin ihtilaftan (hisse devir bedelinin ödenmediği iddiası) kaynaklandığı, B.K. 147/4 (818 sayılı kanun mad. 126/4) göre 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımının muacceliyet tarihi olduğu, 05/08/2015 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu dava açıldığında bu süre dolmuş olmakla bu hususun yargılamasının asliye hukuk mahkemesince görüleceği, bunun bilirkişi raporunda belirtildiği, mahkemece sunulan raporun yerinde görüldüğü mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın usuldenreddine karar verilmesi gerektiği..."gerekçesi ile, 1-BAM' ın 05/10/2017 2017/528 E. 2017/528 K. sayılı dosyasında mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği belirtilerek, kaldırma kararına uyulmasına, 2- Mahkemenin görevsizliğine, karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile, Davanın ticaret mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini, görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasının gerektiğini, ilk derece mahkemesince görev hususunda ilk inceleme aşamasında karar verilmediğini, davanın esasına girerek bilirkişi incelemesinin yaptırıldığını ve bilirkişi raporunda da davanın zamanaşımına uğradığının tespit edildiğini bu nedenle zamanaşımına uğrayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken başa dönülerek görevsizlik kararı verilmesinin hem usul ekonomisine hem de hukuka aykırı olduğunu, bunun kabul edilemeyeceğini, mahkeme tarafından kararın gerekçesi olarak sadece raporun yerinde görüldüğüne yer verildiğini, raporun ne yönden yerinde olduğundan gerekçeli olarak bahsedilmediğini, bu nedenle de İstanbul Anadolu Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2017/528 E. -2017/528 K. sayılı kaldırma kararında belirtilen eksikliklerin giderilmediğini ileri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile yapılacak istinaf incelemesi sonucunda kararın kaldırılmasına ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, anonim şirket hisse devrinden doğan alacağın tahsiline yöneliktir. Mahkeme şirket hisse devrinden doğan zamanaşımının TBK 147/4.maddede düzenlendiğini zamanaşımı dolduğu için davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Uyuşmazlık konusu görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu hususuyla birlikte mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasındadır. Davanın hukuki dayanağı, anonim şirket hisse devrinden kaynaklanan (ödenmediği öne sürülen) bedelin tahsili davası olduğuna göre dava şirketler hukukundan kaynaklanmakta olup, 6102 sayılı TTK' nın 4 ve 5. maddelerine göre davada ticaret mahkemeleri görevlidir. Zamanaşımının görevli mahkemenin belirlenmesinde bir etkisi bulunmamaktadır.
Sonuç olarak; Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a3 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.