12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2018/6480 E. , 2019/5663 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan nafaka alacağına dayalı ilamlı icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takipte borcun miktarı ve hesabının hatalı olduğunu, yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, iştirak nafakasına hükmedilen müşterek çocuk Yiğitcan'ın 18 yaşını doldurduğu Aralık 2014 tarihinden itibaren talep edilen nafakanın ve arttırım yapılan miktarın yasal dayanağının bulunmadığını belirterek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece 20/07/2015 tarihi itibariyle yapılan ödemeler de dikkate alınarak, takip talebi ve icra emrinin düzeltilmesine, toplam dosya borcunun 13.727,03 TL olarak kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda; mahkemece müşterek çocuk Yiğitcan lehine hükmedilen iştirak nafakasının reşit olduğu 12.12.2014 tarihi itibariyle sona erdiğinin kabul edilmesi yerinde ise de; borçlunun emekli maaşından birden fazla kez haczedilmek suretiyle kesintiler yapıldığına dair iddialar yeterince araştırılmadan ve dosyada ödeme belgesinin bulunmadığı gerekçesi ile sonuca gidilmesi doğru değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müşterek çocuğun 12.12.2014 tarihinde reşit olduğu gözetilerek ve borçlunun yapmış olduğu ödemeler mahsup edilerek hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de dava dosyası ile icra takip dosyasının içeriğine göre; hesaplamaların, 20/7/2015 tarihine kadar yapılmış olmasına rağmen, 2015 yılında Mayıs ayı dışındaki bir kısım banka ödemeleri ve ... maaş kesintisine ilişkin icra dosyasında birden fazla ay için yapılan kurum ödeme kayıtlarının değerlendirilmediği, hazırlanan rapordaki hesaplamaların dosya kapsamındaki bilgi, belge ve ödemelerle örtüşmediği anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece, bilirkişiden Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınmak suretiyle, yukarıda değinilen ödeme dekontları ve ... kurum kayıtları esas alınarak, bakiye borcun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.