Esas No
E. 2013/7102
Karar No
K. 2013/11558
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2013/7102 E.  ,  2013/11558 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: ... A R A R Takip dayanağı ...

2.İş Mahkemesi'nin 2009/132 Esas, 2011/729 Karar sayılı ilamında kıdem tazminatının fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, kıdem tazminatı faizi ile oranının fazla olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, ilamda akdin fesih tarihi belirtilmediği, bu konuda Mahkemesi'nden tavzih kararı alınmadan yorum yoluyla fesih tarihinin belirlenemeyeceği gerekçesi ile evrak üzerinden şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Alacaklı vekili takip talepnamesinde, kıdem tazminatı alacağının faiz başlangıcını, dolayısıyla akdin fesih tarihini 24.01.2009 tarihi olarak belirlemiş, borçlu vekili şikayetinde bu tarihe karşı çıkmamıştır. O halde akdin fesih tarihinin anılan tarih olarak kabulü gerekir.

HGK'nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; kıdem tazminatı için Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Somut olayda, borçlu vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde faiz oranlarının uygulanmasını istediği banka adları bildirilmiş, alacaklı tarafa banka adlarını bildirmesi için imkan tanınmamıştır.

Bu durumda Mahkemece, öncelikle şikayetin niteliği gereği duruşma açılarak, alacaklı tarafa banka isimlerini bildirmesi için usulüne uygun süre verildikten sonra yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, her iki tarafın da bildirdiği tüm bankalardan faiz oranları getirtilerek, bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, şikayete konu edilmeyen husus gerekçe gösterilerek, evrak üzerinden sonuca gidilmesi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog