Esas No
E. 2016/9677
Karar No
K. 2019/4518
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2016/9677 E.  ,  2019/4518 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVACI (Üçüncü Kişi) : ...

DAVALI (Alacaklı) : ...

(Borçlu) :

DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini, borçlunun haciz yapılan işyeri ve hacze konu menkullerle ilgisinin olmadığını öne sürerek, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, tapu kaydına göre haciz yapılan adresin mülkiyetinin davacının kayınvalidesine ait olduğu,borçlu şirket ile davacının organik bağı bulunmadığı, borçlu şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı adresinin haciz yapılan adres olmadığı, mülkiyet karinesinin üçüncü şahıs yararına olup bunun aksinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş,kararı davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

1.HMK'nin 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. İstihkak davaları, icra takip dosyaları ile sıkı şekilde ilişkili davalardan olduğundan, dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı alacaklının takip dosyasını takip eden ve hacizde alacaklı vekili olarak hazır bulunan vekile tebliğ edilmesi gerekirken, davalı asile tebliğ edilmesi, yukarıda yazılı ilkeye uygun değildir. Mahkemece usulüne uygun biçimde taraf teşkili sağlanmadan, davalıya savunma ve delil sunma imkanı vermeden yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.

2.Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise veya duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, İİK'nin 103. maddesine göre davetiye tebliğ edilmeyen borçlu Uğur Metal İnş. Tur. Al. San. Tic. Ltd. Şti.nin istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiştir. Bu nedenle borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması amacıyla davet kağıdı ve dava dilekçesinin borçluya tebliğ edilmesi için, davacı alacaklıya süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan, işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda (1)ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 02.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog