15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2011/7257 E. , 2012/2448 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat...ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesine dayalı imalât bedelinin tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemenin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair kararı davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ile dava dışı arsa sahibi ... arasında biçimine uygun düzenlenen 24.09.1992 tarihli sözleşmeyle arsa payı karşılığında inşaat yapımı kararlaştırılmıştır. Taraflarla dava dışı ...arasında imzalanan 06.12.1992 tarihli harici sözleşmede ise davacılar inşaatın yapımını yükümlenmişlerdir. Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/101 Esas 2007/525 Karar sayılı dosyasında davacı olan... ile ..., inşaatın 1993 yılında tamamlanarak teslim edildiğini bildirmişler ise de zemin katta bulunan dükkanların bir kısmını kendilerinin kullandığını da belirtmişlerdir. Gerçekten fiilen kullanımlarında ise zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz (TMK.2.mad). Dairemizin emsal kararları da bu yöndedir. (15. H.D 05.04.2012 gün ve 2011/7332 E. 2010/2265 K.). O halde mahkemece yapılması gereken iş, fiilen kullanımın varlığını araştırmak, kullanımlarında ise zamanaşımı def'ini reddetmek, ortaklığın tarafı olup davada yer almayan...'ın davaya katılımını sağlayarak davacıların gerçekleştirdiği yasaya uygun imalât bedelinin bilirkişiden rapor alınarak yukarıda sözü edilen ilâmın kesinleşme tarihi 22.10.2008 itibariyle oluşan piyasa fiyatlarıyla hesaplatarak hüküm altına almak, fiilen kullanımın varlığı kanıtlanamadığı takdirde, eser sözleşmelerinde uygulanması gereken zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olduğundan davayı şimdiki gibi reddetmekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik incelemeyle ve taraf teşkiliyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.