Esas No
E. 2017/719
Karar No
K. 2019/279
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

1.FİKRÎ VE SINAÎ

HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/719 Esas
KARAR NO: 2019/279
DAVA: Marka Hakkına Tecavüz, Maddi-Manevi Tazminat ve İtibar Tazminatı İstemli
DAVA TARİHİ: 24/10/2017
KARAR TARİHİ: 11/06/2019

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüz, Maddi-Manevi Tazminat ve İtibar Tazminatı İstemli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dünyaca ünlü “...” “... + Şekil” markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de halihazırda ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı markalarının bulunduğunu, ayrıca TPE tarafından “... + Şekil” ibareli markanın tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davalı yanların müvekkiline ait markalarını kendisine ait mağazasında takılar ve aksesuarlar üzerinde izinsiz olarak kullanıldığını, buna ilişkin ...

1.FSHHM'nin... D.İş sayılı dosyası ile bilirkişi vasıtasıyla tespit yapıldığını, davalı tarafından kullanıldığı tespit edilen ibare ve şeklin, müvekkili adına marka olarak TPE nezdinde tescilli olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ettiğini ve maddi-manevi zararlara uğrattığını iddia ederek, tecavüzün tespitini ve men'ini, şimdilik 100- TL maddi, 2500 TL manevi ve 2500 TL itibar tazminatı ile değişik iş dosyasında yapılan masrafların davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili 25.2.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 5.000 TL ye yükseltmiştir. SAVUNMA; Davalı açılan davaya cevap vermemiş, sözlü yargılama oturumunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmazlık, davacı yanın ... ve ... şekil markalarına, davalının yurt dışından ithal ettikleri ürünler yoluyla tecavüzde bulunduğunun tespiti ile men ve refi, 100,00 TL maddi (Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 5.000 TL ye yükseltmiştir.) 2500 TL itibar ve 2.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili taleplerine ilişkindir.

Mahkememizin 2017/109 Değişik İş sayılı dosyası celp edilmiş, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu doğrultusunda aleyhine delil tespiti talep edilen tarafa ait olduğu bildirilen numune ürün incelemesinde ve yerinde inceleme sırasında çekilen fotoğraflar doğrultusunda; tespit mahallinde tescilli markayı taşıyan çocuk aksesuarı/toka/taç/yüzük) ve cüzdan tespit edildiği (toplamda 1100 adet) marka hakkına tecavüzün oluştuğu anlaşılmaktadır.

Aleyhine tespit İstenen tarafın, markayı kullanmasını meşru hale getirecek herhangi bir belge sunmadığı, markaların aynı ve/veya benzer mal ve hizmetler için kullanıldığı, bu kullanımın tescilli markanın tanınmışlığından yararlanma amacıyla ve ayırt ediciliğine zarar verici boyutta olduğu, ortalama tüketici nezdinde bıraktığı genel intiba nedeniyle karıştırılma ihtimali yarattığı, bu durumun tespit talep edenin marka hakkına tecavüz teşkil edebileceği anlaşılmaktadır.

HMK 266. madde gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişiler raporlarında; davalı mağazasında satışa arz edilen ürünler üzerinde davacı markasının kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu; itibar tazminatı şartlarının bulunduğunu, lisans sözleşmesi yapılması halinde 2.145 TL lisans bedeli takdir edilebileceğini ancak nihai takdirinin de Mahkeme’ye ait olduğunu bildirdikleri anlaşılmıştır.

Davacının sunduğu, tescil belgeleri, bilirkişi raporu, değişik iş dosyası kapsamına göre; davacının ... tarihli ... numaralı markasını 03, 04, 05, 06, 08, 09, 11,14, 15,16, 18, 20, 21, 24, 25, 26, 28 ve 30. sınıflarda, ... tarihli ... numaralı "... markasını 03, 0B, 09, 14,16, 18, 20, 21, 24, 25, 28, 30, 32, 35, 43 ve 44. sınıflarda, ... tarihli ... numaralı markasını 03, 08, 09, 14, 16, 18, 20, 21, 24, 25, 28, 30, 32, 35, 43 ve 44. Sınıflarda, ... tarihli ... numaralı "..." markasını 03, 08, 09, 14,16, 18, 20, 21, 24, 25, 28, 30, 32, 35, 43 ve 44. sınıflarda, 21/04/2008 tarihli 2008/23276 numaralı markasını 03, 08, 09, 14, 16, 18, 20, 21, 24, 25, 2B, 30, 32, 35, 43 ve 44. sınıflarda, ... tarihli ... numaralı " markasını 03, 08, 09, 14, 16, 18, 20, 21, 24, 25, 28, 30, 32, 35, 43 ve 44. Sınıflarda tescil ettirmiş olduğu, ayrıca davacı yanca sunulan ve Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilmiş olan yazı içeriğinden ... LTD. adına tescilli bulunan "... ŞEKİL" markasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b bendi çerçevesinde herkes tarafından yaygın olarak bilinen tanınmış marka olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Bilirkişilerin gerek değişik iş dosyasında ürünlere ilişkin görseller ve gerekse asıl dosya kapsamında sundukları raporları kapsamına göre;

Davalı tarafından davacı markalarının aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin marka kapsamı emtiada kullanıldığı, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır. ... Ticaret Odasının “Emsal Lisans Bedeli” hakkındaki bildiriminin her dosya için istisnasız ciroların %15 olarak bildirildiği, Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre, dosya içerisinde, gerekli belge ve bilgi bulunmaması sebebiyle, davaya konu ürünlerin cirosu tespit edilemediğinden maddi tazminat hesabının BK hükümlerine göre yapılmasının gerektiği anlaşılmıştır.

Davacının tercih ettiği tazminat şekli olan 66-c maddesi uyarınca, davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminat tutarının gerçeğe uygun hesap etme imkanı olmadığı, Ancak, dava konusu markanın tanınmış marka kapsamında olması ve korumadan faydalanma süresi, ele geçen ürün çeşitliği ve sayısı da göz önünde bulundurularak, emsal Lisans bedeli ile ilgili %15 oranı uygulandığında davacının dünyaca ünlü bir marka olması nedeniyle belirli bir kapasitede satış ve ciro yapacağı gerçeğinden hareket ile keza davacının markasının benzeri olan saç tokası ve cüzdan satışlarının, bu neviden satışları içerisindeki payı, davacı markasının tanınmış marka olması nedeniyle belirli bir marka değerinin bulunmasının tüketici için tercih sebebi olduğu, dolayısıyla Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması île hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminat tutarı davacı yanca ıslah ile 5000 TL olarak talep edilmekle, bu talep BK. hükümlerine göre makul bir talep olarak değerlenderilmiştir.

Somut dava dosyasında incelenen deliller ve somut olayın özelliği nazara alındığında davalıların tacir olarak işletme işlettiği, davacının tanınmış markasını bilmediğinin ileri sürelemeyeceği,ele geçen ürün sayısı ve çeşitlilik dikkate alındığında, davacı markasının tanınmış marka olması halen ülkemizde markanın geçerli olması gerçeğinden hareketle ve BK hükümlerine göre 5.000- TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.

Borçlar Kanunu' nun 51.maddesine göre somut olayın özelliklerine, kusurun ağırlığına ve hakkaniyete göre davacının talep ettiği maddi tazminat, itibar tazminatı taleplerinin yerinde olduğu, sebepsiz zenginleşmeye yol açmadığı gibi, talep edilen tazminat miktarlarının günün ekonomik koşullarına ve ele geçen ürün niteliğine göre makul ve tanınmış marka için talep edilebilecek kadri maruf talepler olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili 556 sayılı yasa kapsamında itibar tazminatı da talep etmiştir. 556 sayılı KHK’nın 68. maddesine göre; marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekle kullanılması sonucunda, markanın itibarı zarara uğrarsa, marka sahibi, bu nedenle ayrıca tazminat isteyebilir diyerek itibar tazminatının tanımını yapmıştır. Görüldüğü gibi madde metninde itibar tazminatının oluşabilmesi için markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanılması şartını aramıştır. Söz konusu taklit markalı ürünler davalı işyerinde tespit sonucu ele geçmiştir. Söz konusu mallar orijinal lisanslı ürünler değildir ve sahte olarak hazırlanmıştır. İtibar tazminatına hükmedilebilmesi için, Davalının kusurlu eylemi, marka sahibinin itibarının zarara uğraması ve davalının kusurlu eylemi ile itibarın zarara uğraması arasında illiyet bağı aranır. Bu durumda söz konusu taklit markalı ürünler piyasaya sürüldüğünden söz konusu markayı kullanan tüketici nezdinde, davacı şirket markasının itibar kaybetmesine neden olacağı, kaçınılmaz olduğundan davacının 2.500 -TL itibar tazminatına hak kazandığı anlaşılmıştır. Zira itibar tazminatı tüzel kişi işletmeden ziyade doğrudan markanın itibarına yönelik meydana gelen zararın giderilmesi amacını gütmektedir.

Davacı manevi tazminatta da talep etmiştir.

Somut olayda davalı, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ederek, davacıya ait markayı taşıyan ürünleri taklit olduğunu bilerek satışa sunduğu ve davacının marka hakkına tecavüz eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Davalı, davacıya ait markanın tanınmışlığından yararlanarak, taklit ürünler satması , davacının haksız rekabet içinde bulunduğunu göstermektedir. Eski Borçlar Kanunu m.49’da yapılan değişiklikle manevi tazminat için kusurlu olmak yeterli görülmektedir. Davalının, davacının marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabeti kusur niteliğinde olduğundan davacının manevi tazminata hak kazanacağından hareket ile somut olayın özelliği hak ve nesafet ilkesi gereği 2.500 -TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur..

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçe kapsamına göre;

1.Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabatin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,

2.Marka hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK göre hesaplanan 5000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline,

3.Manevi tazminat isteminin kabulü ile 2500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline,

4.KHK 68. maddeye göre talep edilen isteminin de kabulü ile 2500 -TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline,

5.683,10 TL ilam harcının ilam harcının peşin harç ve ıslah harcından mahsubu ile 496,00 TL eksik harcın davalıdan tahsiline,

6.Markaya tecavüzün tespiti talebi yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 3.931 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 600 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 300 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9.İtibar tazminatı talebi yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 300 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10.Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinden olan 87,10 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı, 1.500 TL bilirkişi ücreti, 197,80 TL tebligat-müzekkere masrafı, 100,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.916,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11.D.iş tespit dosyasında yapılan 31,40 TL başvuru harcı, 51,70 TL peşin harç, 600 TL bilirkişi ücreti, 28,00 TL tebligat-müzekkere masrafı olmak üzere toplam 711,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

12.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı. 11/06/2019 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.266 K556 md.68
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.