Aramaya Dön

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2014/8606
Karar No
K. 2014/12579
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2014/8606 E.  ,  2014/12579 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Kira sözleşmesinin iptali-Menfi tespit

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira sözleşmesinin iptali ve menfi tespit davasına dair karar davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 30/01/2014 gün ve 2013/13990-2014/1170 sayılı ilamı ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı ... tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacılar vekili asıl ve birleşen davada; davalı ... ile müvekkili şirket arasında davalıya ait tesisin kiralanması konusunda 29.02.2012 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli sözleşme yapıldığını, sözleşmeyi diğer davacıların şahit ve kefil olarak imzaladıklarını, müvekkilinin kira sözleşmesi uyarınca 30.06.2012 tarihli 37.000 bedelli çek ve 15.05.2013 vade tarihli 40.000 TL bedelli senet düzenleyip davalıya verdiğini, ancak davalının kiralanan yeri müvekkiline teslim etmeden önce dava dışı ...’a kiralayarak sözleşmenin ifasını imkansız kıldığını, ifa imkanı kalmayan sözleşme uyarınca alınan çek ve senetlerin iadesi gerektiğini, davalının söz konusu çek ve senedi kötü niyetli olarak ... devir ve ciro ederek takibe koyduklarını belirterek sözleşmenin feshine, kira bedeli karşılığı davalıya verilen çek ve senedin iptaline, mecur için yapılan 500 TL harcamanın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili davaya cevabında; müvekkilinin kiralananın maliki olduğunu, ...’ın sözleşmeyi vekil sıfatıyla imzaladığını, 29.02.2012 tarihli sözleşmenin taraflarca aynı gün iptal edilerek davacılar tarafından görevlendirilen ... ile yeni bir sözleşme yapıldığını, bu ikinci sözleşmenin davacıların bilgi ve talimatı ile yapıldığını, ... ile yapılan sözleşmenin de 16.07.2012 tarihinde feshedilerek son bulduğunu, davacıların kötü niyetli olduğunu ve amaçlarının baştan itibaren tüm sorumluluğu ...’a yüklemek tesisin işletilmesinden gelecek paraları da kendi aralarında paylaşmak olduğunu, sözleşmede 2012 yılı kira bedelinin çekle ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak çekle ilgili her hangi bir kayıt bulunmadığını, taraflarınca ihtiyati haciz kararı alınan çekin sözleşmeye konu çek olmadığı kambiyo senedinin sebepten mücerret olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece her iki kira sözleşmesinin tarihlerinin ve konusunun aynı olduğu bu nedenle tarafların yeni bir sözleşme yapma iradesinin mevcut olmadığı ikinci sözleşmenin muvazaalı olarak akdedildiği, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Menfi tespit istemine konu ve iptali istenen sözleşme... ada ... parselde bulunan konaklama tesisine ilişkin olup 29.02.2012 başlangıç tarihli ve 10 yıl sürelidir. Sözleşmenin 2.maddesinde kiracının 2012 yılı kira bedelini 37.500 TL ve 30.06.2012 tarihli çekle ödediği, 2013, 2014, 2015 yılları kira bedellerinin ise her yılın mayıs ayı içinde ve 40.000 TL olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacılar açmış oldukları iş bu dava ile kiralanan taşınmazın aynı tarihte bir başkasına kiraya verildiği bu nedenle sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğinden bahisle sözleşme uyarınca verilen çek ve senet nedeniyle menfi tespit isteminde bulunmuş ve sözleşmenin iptalini istemiştir. Davada dayanılan sözleşme kiralayan sıfatıyla ... tarafından imzalanmış olup dava kiralayan sıfatını taşıyan ...’a yöneltilmemiştir. Her ne kadar sözleşmenin .... tarafından vekalet ilişkisi içinde ... adına imzalandığı belirtilmiş ise de aslolan sözleşmenin imza bölümü olup bu bölüm her hangi bir vekalet ilişkisi belirtilmeden doğrudan kiralayan sıfatıyla dava dışı ... tarafından imzalanmıştır. Nitekim davalı sıfatı taşımadığı halde davalı sıfatı ile beyanı alınan ... da 12.02.2013 tarihli duruşmada; kiralanan yerin kendisine ait olduğunu, bu yeri 2011 yılında beş yıl süre ile davacılar ... ve ...’a kiraya verdiğini beyan ederek kiralayan sıfatının kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Bu durumda sözleşmenin tarafı olmayan ...’a karşı dava açılması mümkün olmayıp ...’a yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken uyuşmazlığın esası incelenerek davanın esası hakkında ret kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 30.01.2014 gün ve 13990-1170 sayılı bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harcının düzeltme isteyene iadesine 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog