(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/3334 E. , 2013/15886 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait taşınmazda 24.04.2008 tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının 2008/Temmuz, Kasım, Aralık – 2009/Mayıs, Kasım, Aralık ve 2011/Mayıs, Ağustos aylarına ilişkin kira paralarını ödemediği gibi alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini belirterek haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece alacak iddiası kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 25.04.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı sözleşmede kararlaştırılan aylık kira miktarı ve artış koşulu üzerinden 2008/Temmuz, Kasım, Aralık – 2009/Mayıs, Kasım, Aralık ve 2011/Mayıs, Ağustos aylarına ilişkin kira paralarının ödenmediğini belirterek icra takibi yoluyla 3.850 TL asıl alacak ve 610 TL işlemiş faizin tahsilini istemiştir. Mahkemece bankaya ödenen Ağustos/2011 ayı kira parasının ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin bankadan alındığı ve bazı ayların kira parasının da elden ödendiği yönünde vicdani kanaat oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 201.maddesi uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin değeri senetle ispat sınırının altında olsa bile tanık veya diğer bir takdiri delille ispatı mümkün değildir. Bu nedenle her hangi bir delile dayanmaksızın bazı ödemelerin elden yapıldığı vicdani kanaati ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Yine belirtmek gerekir ki banka alacaklı olmadığı gibi alacaklının temsilcisi de değildir. bu itibarla tevdi yerine veya bir banka hesabına yapılan kira ödemelerinde alınan belge ödemenin bir delili sayılırsa da, bu belge alacaklının iradesi yerine geçerek TBK.nun 104.maddesi açısından borçlu yararına hukuki sonuçlar doğurmaz. Mahkemece belirtilen tüm bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.