8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2011/4085 E. , 2012/559 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Sarıoğlan Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 05.05.2010 gün ve 112/130 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde Hazine adına tespit ve tescil edilen 152 ada 7 sayılı parselin bir kısmının vekil edenine ait olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına ham toprak niteliğiyle belirlendiğini açıklayarak, 152 ada 7 sayılı parselin tapu kaydının kısmen iptaliyle vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, teknik bilirkişinin 16.11.2009 havale tarihli raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 506.85 m2 yüzölçümlü taşınmaz bakımından Hazinenin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK’nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14.maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin kısmen tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava koşulunun davada yerine getirilmediği anlaşılmıştır. 09.11.2009 tarihinde yapılan keşifte davacı vekili, dava konusu yerin davacının babasından kaldığını, 8 nolu parselin davacının kardeşine bırakıldığını, 152 ada 7 sayılı parsel içerisinde kalan kısmın ise davacıya ait olduğunu açıklamış, davacının babasının ölümünden sonra veya önce taşınmazın davacıya intikali konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarda dava konusu edilen yerin ...Akkaya’dan kaldığını bildirmişler ve paylaşımdan söz etmemişlerdir. ...10.03.1978 tarihinde öldüğüne göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. TMK.nun 702.maddesi uyarınca tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Davada bir tasarrufi işlem olup tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişilere karşı dava açmaları zorunludur. Bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve hukuki ehliyetleri bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan nüfus aile kayıt tablosuna göre muris Şaban’ın davacı dışında altı mirasçısı daha bulunmaktadır. Tüm mirasçıların katılımıyla yöntemine uygun bir biçimde muristen kalan taşınmazların (terekenin) paylaşıldığı kanıtlanmadığına ve tereke elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğuna, davacının tek başına terekeye dahil bir taşınmaz için dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti olmadığına göre açılan davanın dava koşulundan (taraf teşkilinden) reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır. Dava koşulu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulur. (TMK.nun 701, 702) Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.