Esas No
E. 2012/15477
Karar No
K. 2012/20101
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2012/15477 E.  ,  2012/20101 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 69.000 EURO (132.431,70 TL) yönünden borçlu olmadığının tespiti, kötüniyet tazminatı ile birleşen davada itirazın iptali, faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 2007 yılında araç satın aldığını, aracın gerçek fiyatının 30.000 TL olmasına rağmen davalının aracı 75 000 euroya sattığını ve 75 000 euro değerinde senetler aldığını,davacının senedin 11 000TL'lik kısmını ödediğini, aracın gerçek fiyatından daha yüksek fiyata davacıya satılması nedeniyle davacının aracı iade etmek istediğini, davalının kabul etmediğini, geçersiz sözleşme nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen senetler yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Yargılama sırasında davalı tarafından senetlerin icraya konulması nedeniyle icra dosyasındaki senetler yönünden borçlu olmadığının tespiti ile %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı talep etmiştir.

Birleşen ...

2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/497 esas sayılı dosyası ile asıl davanın davacısı; geçersiz araç satışından dolayı davalı tarafa ödedikleri 11.000TL'nin tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattıklarını davalının itiraz ettiğini itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ayrıca davacı ile yalnızca bir araç satışının yapılmadığını,en az 4-5 araç satışı yapıldığını,davacının kötüniyetli olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davaya konu senetlerin geçersiz araç satış sözleşmesi nedeniyle davalıya verilmesi nedeniyle, davalının bu senetler karşılığında ödeme yapılmasını talep edemeyeceğini, bu nedenle ödenmeyen 69.000 euro bedelli senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ayrıca davacının geçersiz sözleşme karşılığında davalıya 11000 TL ödemede bulunduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taraflar aldıklarını birbirlerine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmek zorunda olduğundan,davacının 11000TL yönünden icra takibinde bulunmasında haklı olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, davalının araç iade edilene kadar aldıklarını elinde bulundurmak ve hapis hakkını kullanmak hususunda yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, davacının icra takibinin durması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edemeyeceği gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. Karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, taraflar arasındaki harici satış sözleşmesi 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmediği için geçersizdir. Geçersiz sözleşme mutlak butlanla malul olup, tarafları bağlamaz. Bu sözleşmeye göre, taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ancak aldıklarını iade etmek koşuluyla karşı tarafa verdiklerini isteyebilirler. Çünkü, bir taraf kendi edimini yerine getirmeden diğer taraf için borcunu ödeme yükümlülüğü doğmaz. Bu durumda davacıya ödediği satış bedelinin iadesine karar verirken ve icraya konulan senetler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verirken, davacının elindeki aracı davalıya iade etmesi koşuluyla alacağın tahsilini isteme hakkı bulunduğu gözetilerek, hüküm kurmak gerekirken, aracın davalı tarafa iadesi yönünde hüküm kurulmadan belirtilen şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Dosya içeriğinden, asıl dosya davacısı tarafından ayrıca itirazın iptali istemiyle dava açıldığı, mahkemece her iki davanın birleştirildiği anlaşılmaktadır. Öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre birleştirilmiş olsa dahi her dava bağımsızlığını korur. Bu olgunun sonucu olarak mahkeme hüküm verirken karar başlığında asıl davanın ve birleşen davanın taraflarının ayrı ayrı gösterilmesi,hüküm yerinde asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı hüküm kurulması gerekirken tek bir dava varmış gibi hüküm kurulması ve birleşen davanın kabul edilmesine rağmen birleşen davada da kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davacı 4.10.2010 tarihli havale tarihli ıslah dilekçesi ile senetlerin davalı tarafından ...1.İcra Müdürlüğü'nün 2010/7131 sayılı icra dosyasıyla icraya konulması nedeniyle icraya konulan senetler yönünden borçlu olmadığının tespiti ve ile icra dosyasındaki alacağın %40'dan az olmamak üzere davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davacının takibe konu senetler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ancak kötüniyet tazminatı hususunda bir karar verilmediği ve bu hususun da davacı vekili tarafından temyize konu edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında karar vermesi gerekir. Buna rağmen, mahkemenin asıl veya yardımcı taleplerden biri hakkında (unutma nedeniyle) olumlu veya olumsuz hiçbir karar vermemiş olması mümkündür. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin kötüniyet tazminat talebi hakkında olumlu Ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog