11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/6832 E. , 2013/10651 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 gün ve 2008/370-2010/722 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/10/2013 gün ve 2011/9198-2012/16611 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka ile 03/06/1997 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzaladığını, krediden dolayı davalı bankaya herhangi bir borcunun olmadığını, davalı bankanın krediyi S.Ü.A kredisi gibi kabul edip gerçekte davalı bankadan spot kredi kullanan müvekkili şirket aleyhine spot kredisi vadesi gelmeden kat işlemi yaptığını ileri sürerek müvekkili şirketin uğradığı zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını ve haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iddialarının değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, ancak davacı tarafın kesin süre verilmesine karşın bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, ayrıca davacı vekilinin adli yardım talepli temyiz dilekçesinde yer alan adli yardım talebi mahkemece reddedilmiş olup, ardından davacı vekiline temyiz harcını yatırmak üzere muhtıra gönderildiği, buna rağmen davacı tarafın temyiz harç ve masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle de davacının HUMK.'nun 434/3. maddesi gereğince kararı temyiz etmekten vazgeçmiş sayılmasına dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine 18/10/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.