19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/10749 E. , 2013/13365 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili; davalı banka tarafından müvekkili hakkında abisi ile ortak olduğu şirket ile akdedilen kredi sözleşmelerini kefil sıfatıyla imzaladığından bahisle icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin 24.01.2003 tarihli sözleşmeyi asıl borçlu şirket yetkilisi olarak imzaladığını, kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığını, 16.04.2003 tarihli sözleşmenin kefil kısmındaki imzanın ise müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki müvekkilinin o tarihte askerde olduğunu, ayrıca bu sözleşmede kefalet limiti yazılı olmadığı için hukuken geçerli olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının 24.01.2003 tarihli sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığının çok açık olduğunu, zira sözleşmede davacının kaşe üzerinden imzası olduğu gibi kefil olarak da ayrı bir imzası olduğunu, 16.04.2003 tarihli sözleşmede kefalet limiti belirtilmemişse de kefillerin kredi limiti dahilinde borçtan sorumlu olduklarını, ayrıca bu sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; imza incelemesi sonucu 24.01.2003 tarihli sözleşmede davacı adına atılan imzaların davacı eli ürünü olduğu, 16.04.2003 tarihli sözleşmede davacı adına atılan imzaların davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği,bu durumda davacının 16.04.2003 tarihli sözleşme uyarınca kullandırılan kredi borcundan sorumlu olmadığı, davacının 24.01.2003 tarihli sözleşme uyarınca kullandırılan kredi nedeniyle kefil olarak 7.855,24 TL borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 10.152,49 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalıdan alınmasına, davacı tarafından fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.