12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/13157 E. , 2013/22035 K.
"İçtihat Metni"
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bir adet bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı, borçlu vekilinin süresi içinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe konu senedin bono lehtarı olan M...S..ve B...T...A.Ş.'ye teminat olarak verildiğini, bu hususun takip alacaklısı tarafından da bilindiğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece istem yerinde görülerek takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Takip tarihi itibari ile uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK.nun 690.maddesi yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanması zorunlu olan aynı Kanun'un 599.maddesinde; "...keşideci, lehtarla doğrudan doğruya arasında mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri, müracatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Meğer ki, hamil poliçeyi (bonoyu) iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda borçlu, takibe dayanak yapılan senedin, 09.01.2009 tarihli sözleşme kapsamında teminat olarak verildiğini ileri sürmüş ise de, takip yapan alacaklı, anılan sözleşmede taraf olmadığından sözleşme onun yönünden hüküm ifade etmez. Borçlu, senedin teminat senedi olduğunun takip alacaklısı tarafından bilindiğini ve haksız olarak takibe konu edildiğini iddia etmiş ve bu konuda delil olarak "mail" kayıtlarına dayanmış ise de, anılan kayıtlar içerik itibariyle İİK.nun 169/a maddesinde belirtilen nitelikte belgelerden değildir. Bu durumda borçlunun, takip alacaklısına karşı, senedin teminat senedi olduğunu ve TTK.nun 599.maddesinde belirtildiği üzere takip alacaklısının bonoyu iktisap ederken bile bile zararına hareket ettiğini İİK.nun 169/a maddesinde belirtilen nitelikte belgelerle kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.