12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/8862 E. , 2013/17225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2012
NUMARASI : 2012/1098-2012/1030
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vasisi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla takibe karşı borçlu vasisinin, borçlunun senedi imzaladığı tarihte borçlanma ehliyetinin bulunmadığı ve hacir altında olması nedeniyle takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ileri sürülen hususların dar yetkili icra mahkemesince incelenemeyeceği gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun, borçlanma ehliyeti, kenar başlığını taşıyan 670. (6762 TTK.nun 582.) madde hükmüne göre, sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi, kambiyo senetleri ile borçlanmaya da ehildir. Aynı kanunun birinci maddesi gereğince, bu kanunun ayrılmaz bir parçası olduğu açıklanan TMK.nun 9. madde hükmüne göre, fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir.
10.madde hükmüne göre de, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. Ayırt etme gücü başlığını taşıyan 13. maddede, yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkesin, bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahip olduğu düzenlemesi getirilmiştir. TMK.nun 14. madde hükmüne göre, ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur, 15.madde hükmüne göre ise, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, TMK.nun 16.maddesi hükmüne göre, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler.
Somut olayda, takip dayanağı kredi sözleşmesinin borçlusu olan Ahmet Sinan Sevgili'nin vesayet altına alınması talebi ile açılan davada, Konya Eğitim ve Araştırma hastanesince düzenlenen raporda, bipolar bozukluk olduğu, ilaç tedavisine cevap vermeyen iş gücü yokluğu kanatine varıldığı, orta derecede mental retardosyon ve özür durumuna göre tüm vücut fonsiyon kaybının %70 olduğu ve raporun geçerlilik süresinin daimi olduğuna yönelik sonuç alındığının belirtildiği, anılan şahsın Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1602 E.-2008/189 K. sayılı kararı ile vesayet altına alındığı, dayanak kredi sözleşmesinin 07.09.2010 tarihinde vesayet kararından sonra düzenlendiği görülmektedir.
Borçlanma ehliyeti kamu düzeniyle ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetileceğinden, borçlu hakkındaki kısıtlılık kararı, vesayet dosyasında aldırılan rapor dikkate alınarak, borçlunun bu hastalığının takip dayanağı kredi sözleşmesinin düzenleme tarihi itibariyle borçlanma ehliyetine etkisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.