19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/8478 E. , 2013/14535 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve davalı vek. Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacı vekili, davalıların murisi ...’in satıcı, davacı şirket yöneticileri ... ve ...’ın alıcı sıfatıyla ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi ... sokağı 620 ada 71 parsel sayılı 5573 m2 miktarlı taşımazı 5.000,000 USD bedelle satımı konusunda anlaştıklarını, davalılar murisine 150.000 USD’nin Nisan 1995’de elden ödendiği, 03.08.1995 tarihinde 1.500,000 USD karşılığı ...’a ait 45.000 YTL ve 22.500 YTL toplamda 67.500 YTL’lik iki adet çekle ödendiklerini ancak ...’in tapuyu vermeyerek 22.09.1995 tarihinde kendi üzerine aldığını, olaya mafya bağlantısını sokarak, müvekkillerinin müdahil oldukları Beyoğlu 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/80 E. sayılı davadaki olayların gerçekleştiğini, ...’in daha sonra taşınmazı dava dışı 3. kişiye satarak, ifayı imkansızlaştırdığını, taşınmaz mal temini yapılmadığı gibi, ödenilen paranın iade edilmediğini, davalılara ihtarname çektiklerini belirterek, ödenilen paranın yabancı para üzerinden dövize uygulanan faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını davacı şirketin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkillerinin ceza mahkemesindeki ifadelerinde davacı şirketten bahsetmediğini taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığını, taşınmaz satım sözleşmelerinin resmi şekilde ve tapu memuru huzurunda yapılması gerektiğini, alacağı kabul etmedikleri gibi, müvekkillerinin temerrüde de düşülmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamı, davalılar murisinin ceza mahkemesindeki ifadeleri, bilirkişi raporu ve belgeler karşısında davanın kısmen kabulü ile 67.500 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu ticari ilişkinin davacı şirket ile davalıların murisi ... arasında oluştuğunun dosya içeriği ile sabit bulunmasına, çekleri adına keşide eden ...’nın davacı şirketin yetkili temsilcisi olmasına ve anılan şahsın bu çekleri davacı şirketin anlaşma gereğince ödemesi gereken miktar karşılığı olarak verdiğini kabul etmiş bulunmasına göre, davacı şirketin dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının OYÇOKLUĞU ile reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı yan, taraflar arasındaki anlaşma gereğince ... mahallesindeki 71 parsel sayılı 5573 m2 yüzölçümündeki taşınmazın alımı konusunda, 5.000,000 USD bedelle anlaşma yapıldığını, 150.000 USD’nin Nisan 1995 tarihinde elden ödendiğini, 1.500,000 USD karşılığı olarak 03.08.1995 tarihinde ...’a ait çeklerle 45.000.000.000 Eski TL ve 22.500.000.000 Eski TL toplamı 67.500.000.000 Eski TL (67.500 TL) nin ...’e ödendiğini davalının aldığı 1.650,000 USD paranın ihtar tarihine kadar işleyen milli bankalarca dövize uygulanan yıllık faiz değişikliklerinin aynen yansıması ile oluşturulan 1.398,646 USD toplam 3.048,646 USD alacağın ödeme tarihindeki Türk parası karşılığının milli bankaların yabancı mevduat hesaplara uyguladığı en yüksek faiz oranıyla davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Açıklanan bu talep gözetildiğinde ödemenin ödeme tarihindeki döviz kuru karşılığı TL olduğu, talebinde yabancı para üzerinden bulunduğu gözetildiğinde hüküm altına alınan miktarın yabancı para üzerinden ve yabancı paraya uygulanan faiz üzerinden temerrüt tarihi de gözetilerek karar verilmesi gerekirken bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülememiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bente açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine ve hükmün açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 24.09.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI Dava çeke dayalı alacak davası olup davacı şirket tarafından açılmıştır. Şirket adına dava açtıklarını bildiren ve dava dilekçesinde isimleri yazılan şahısların kendilerine asaleten dava açmadıkları dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı şirketin ise dava konusu çeklerde sıfatı bulunmamaktadır. Davalı taraf yargılama sırasında davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu çeklerde sıfatı bulunmayan davacı şirketin somut olayda aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilmeden ve davalı tarafın bu yöne ilişkin savunmaları değerlendirilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması, bozma nedenine göre davacı tarafın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçelerine katılamıyorum.