19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2012/16922 E. , 2013/14616 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı ve davacı-karşı davalı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek. Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacı – birleşen dosya davalısı vekili; müvekkilinin üzüm satışından kaynaklanan alacağını tahsil için başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dosyada da; teslim edilen mallara ilişkin süresinde yapılan bir ayıp ihbarı olmadığını bildirerek birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı – birleşen dosya davacısı vekili; davacının ayıplı ve standartlara aykırı mal üretip teslim ettiğini bildirerek davanın reddini istemiş, birleşen dosyada da; müvekkilinin davalıdan alıp İsviçre’deki alıcıya teslim ettiği malların ayıplı çıktığını, İsviçre’deki alıcının müvekkilinden 7.231 Euro (18.093,19 TL) kesinti yaptığını belirterek bu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davacının davalı şirkete ihraç edilmek üzere mal satıp bir kısım tahsilat yaptığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 73.695,25 TL alacaklı olduğu, 44.835 TL bedelli KDV’siz faturanın icra takibine konu edildiğini, 982.68 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, davalı defterlerinde Brezilya’ya satılan mallara ilişkin ayıp nedeniyle davacıya yansıtılabilecek bir zararın kayıtlı olmadığı, ayıp def’inin yerinde olmadığı, birleşen dosyada ise; İsviçre firmasına ihraç edilen malların ayıplı olması nedeni ile İsviçre firmasının davalı – birleşen dosya davacısına yönelik toplam 7.231 Euro bedelli 2 adet borç dekontu gönderdiği ve bu miktarın İsviçre firmasından olan alacaktan mahsup edildiği, bu miktarda davacı-birleşen dosya davalısından alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının toplam 45.817,68 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazla talebin reddine, hüküm altına alınan alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulüne, 18.083,19 TL alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl dava İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2008/13482 esas syılı dosyası ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları takipte talep edilen alacağa sıkı sıkıya bağlıdır. Anılan takip dosyasında takip dayanağı olarak 18.06.2008 tarihli, liman ülke İsviçre yazılı, toplam 45.283,35 TL. tutarlı fatura gösterilmiştir. Davalı ise taraflar arasında akdedilen 07.12.2007 tarihli sözleşmeye dayalı olarak malın 2 ayrı fatura ile 2 ayrı parti halinde gönderildiğini, davacının da kabulünde olan 1. parti maldaki ayıp nedeniyle 2. parti malın verildiğini, takip konusu faturanın buna ilişkin olduğunu, bu faturanın sözleşmede belirtilen fiyattan yüksek bedelle düzenlendiğini savunmuştur.
Davalı yan bu savunmasını alınan bilirkişi raporlarına itirazlarında da tekrarlamıştır.
Bu durumda; mahkemece uyuşmazlığın takip konusu fatura üzerinde toplandığı gözetilerek, savunma dikkate alınmak suretiyle 2. parti malın kabul edilen ayıp nedeniyle verilip verilmediği iddiası açıklığa kavuşturulmalıdır. Şayet takip konusu 2. parti malın ayrı bir satış konusu olduğu sonucuna varılırsa, bu kez de sözleşmedeki fiyatın üzerinde fiyatla düzenlendiği savunması üzerinde durulmalıdır. Açıklanan bu yönler üzerinde durulmadan düzenlenen bilirkişi raporu ve mahkeme kabulü doğru görülmemiştir.
Birleşen davada ise, davalı-birleşen dosya davacısı 1. parti malda çıkan ayıp nedeniyle ihraç edilen malın alıcısı İsviçre firmasının kendi alacağından mahsup ettiği miktarı talep etmiştir.
Bu iddia gözetildiğinde mahkemece, davacı-birleşen dosya davalısının kabulü gözetilerek İsviçre'deki alıcının davalı-birleşen dosya davacısının alacağından birleşen davaya konu miktarın mahsup edildiği kabul edilmişse de, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 2. parti malın 1. parti maldaki ayıp nedeniyle gönderildiğinin kabulü halinde bu indirimin yapılıp yapılmaması gerektiğinin karar yerinde tartışılıp gerekçeleri de gösterilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Açıklanan bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir.