12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/8038 E. , 2013/17599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/01/2013
NUMARASI : 2012/369-2013/19
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, Çorum İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazı ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, yetki itirazının kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 50.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK.'nun yetkiye dair hükümleri gereğince, çeke dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK.
6.md.), muhatap bankanın bulunduğu yer ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde ve ayrıca aktin yapıldığı yer olması nedeniyle, çekin keşide edildiği yer icra dairesinde takip başlatılması mümkündür. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 1086 Sayılı HUMK.nun 22. maddesinde, tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri, buna göre, tüzel kişilerin yanında gerçek kişilerin de yetki sözleşmesi yapabilecekleri düzenlenmiş bulunmaktaydı. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17.maddesinde ise, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.
Yetki sözleşmesine ilişkin olarak yapılan bu düzenlemede, tacirler veya kamu tüzel kişileri ile diğer kişiler, yetki sözleşmesi yapmak açısından birbirinden ayırdedilmiştir. Tacirler veya kamu tüzel kişileri, kendi aralarındaki hukuki ilişkilerde hukuken eşit konumda sayılabilirler. Buna karşılık, tacirler veya kamu tüzel kişileri, gerçek kişiye göre daha güçlü konumda bulunmaktadır. Daha zayıf konumda olan kimselerin daha güçlü olan tacir veya kamu tüzel kişilerine karşı korunma ihtiyacının ortaya çıkması nedeniyle kanun koyucu böyle bir düzenlemeye gitmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, yeni düzenlemeye bakıldığında, tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki diğer kimselerin, kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmaları da kabul edilmemiştir.
Sözkonusu düzenleme ile ilgili olarak belirtilmesi gereken bir başka husus da, yetki sözleşmesi yapılmasında tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olması aranmıştır. Diğer bir anlatımla, maddedeki tacirden anlatılmak istenen, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Sözleşme konusunun ticari iş olması gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermemektedir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında;
Alacaklının çeke dayalı olarak 02/08/2012 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başladığı, ödeme emrinin 11/09/2012 tarihinde tebliği üzerine borçlunun yasal süresinde 13/09/2012 tarihinde icra mahkemesine yetki itirazı ile başvurduğu, alacaklı vekilinin de, borçlu ile alacaklı arasında çeşitli alım-satım sözleşmesi imzalandığını, dayanak çekin de bu sözleşme gereğince verildiğini, sözleşmede ifa yerinin Kocaeli olması nedeniyle takibin Kocaeli İcra Müdürlüğünde başlatılmasında yasaya aykırılık bulunmadığını savunduğu görülmektedir.
Alacaklı vekili tarafından yargılama sırasında bir örneği sunulan ve takip talebine de eklenen “Teklif Sipariş Şartları” başlıklı ve ..... Metal” kaşesi ile borçlu tarafından imzalanan belgenin özel şartlar bölümünde, Kocaeli İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu belirtilmiştir.
Taraflar tacir olup, sözkonusu yetki şartı takip tarihi itibariyle uygulanması gereken HMK.nun 17.maddesi kapsamında kural olarak geçerli ise de mahkemece, alacaklının ibraz ettiği bu belge ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, öncelikle, alacaklı tarafından ibraz edilen ve yetki şartı içeren belgeye karşı borçlunun beyanı alındıktan sonra, bu belge değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.