16. Hukuk Dairesi
16. Hukuk Dairesi 2013/2234 E. , 2013/2705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda İzbırak Köyü çalışma alanında bulunan 132 ada 38 parsel sayılı 114.198,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ..., hak düşürücü süre içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 16.05.2012 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 587,96 metrekarelik kısmın ve aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 1718,39 metrekarelik kısmın mülkiyetinin davacı ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak mahkemece, çekişmeli taşınmazın köylünün ortaklaşa yararlanmasına tahsis edilmekle kamu emlakine dönüştüğü ve böyle bir yerin özel mülkiyet şeklinde tapuya tescilinin mümkün olmadığı, mülkiyetin tespiti ile yetinilmesi gerektiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de mahkemece yapılan değerlendirme dosya kapsamına ve yasaya uygun düşmemektedir. Kadastro tespitinin hatalı olduğu iddiasına dayalı davalarda ihtilafların tespit günündeki hukuksal durum araştırılarak çözülmesi gerekir. Dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşifte alınan beyanlar ve bilirkişi raporlarından, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin öncesinin mera olmadığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Kadastro sonucu yapılan hatalı tespit taşınmazın vasfını değiştirmez. Hal böyle olunca (A) ve (B) bölümlerinin çekişmeli taşınmazdan ifrazı ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu "tespitine" karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 29.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.