Esas No
E. 2012/13177
Karar No
K. 2012/19574
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2012/13177 E.  ,  2012/19574 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.969,87 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili idarenin fındık alımı için üretimin yoğun olduğu bölgelerden olan ...’da geçici olarak alım merkezi oluşturduğunu, 07.12.2006 tarihinde bu merkeze gelen davalının 2.625 kg olarak tartılan fındık ürününü satıp teslim ettiğini, ancak ürününün eksik tartıldığının iddia edilmesi üzerine görevli personelce bağlı bulunulan şube müdürlüğünden verilecek talimat beklenilmeden 09.12.2006 tarihinde 575 kg miktarlı ürün teslim fişi tanzim edilerek davalıya verildiğini, fiilen teslim edilmeyen bu ürün nedeniyle müvekkili idarece 1.969,87 TL ödeme yapılan davalının haksız kazanç sağladığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.969,87 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkilinin ürününü tartarak davacı idareye ait alım merkezine götürdüğünü, ancak burada yapılan tartım işleminde ürünün eksik tartıldığını, aynı gün kantarın hatalı olarak tartım yaptığını belirleyen görevli personelin bu nedenle müvekkiline eksik tartılan ürünü için teslim fişi düzenleyerek verdiğini, diğer taraftan teslim alınan fındıkların sevk edildiği depolarda davacı idarece yapılan yeniden tartım işlemi sonucunda 2 ton fındığın fazladan teslim alındığının tespit edildiğini savunarak; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davaya konu 09.12.2006 tarihli teslim fişinin, o gün ürün tesliminde bulunmayan davalının itirazları ve Bulancak alım merkezinden fazla fındık teslim edildiğine dair bilgiye istinaden düzenlendiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde düzenlenmiş olan bu belgenin Vergi Usul Kanunun 359. maddesi uyarınca sahte belge olarak kabul edilmesi gerektiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin davaya konu olay nedeniyle davalı hakkında verdiği beraat kararının, BK. nun 53. maddesi uyarınca hukuk davasına bakan hâkimi bağlamayacağı, bu nedenle BK. nun 61 ve 62. maddeleri gereğince davacı idarenin davalıya yaptığı ödemenin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davada; davalıya ait fındık ürününün davalı tarafından satın alındığı ve bu ürünün davacı idareye teslim edildiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, teslim edilen ürünün miktarı ve bu nedenle düzenlenen 09.12.2006 tarihli teslim fişinin geçerli olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. 07.12.2006 günü yapılan alım işlemleri sırasında kullanılan kantarın platform ayaklarından birinin yerinden çıktığı ve bu nedenle yapılan tartım işleminin hatalı olduğu, görevli personelce belirlenmiş ve konuya ilişkin tutanak düzenlenmiştir. Davacı idare; bu hususu kabul etmekle birlikte, bu konuda üstlerinden gelecek talimatı beklemeden hareket eden personelinin düzenlediği 09.12.2006 tarihli ürün teslim fişinin geçersiz olduğunu, davalı ise yapılan tartım işleminin hatalı olması nedeniyle ürününün eksik tartıldığını, bu işleme yönelik olarak yaptığı itirazın hatalı tartım yapıldığını belirleyen personelce kabul edildiğini ve davaya konu edilen alacağın kaynağı olan 09.12.2006 tarihli teslim fişinin düzenlendiğini ileri sürmektedir.Bilindiği üzere, haksız iktisap edilenin geri verilmesini isteyen alacaklı, ispata ilişkin genel kurallara göre, haksız iktisabın genel koşullarının varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Buna göre, davacı satım akdi ile kararlaştırılan borcun yanlışlıkla hakiki miktarından fazla ödenmiş olduğunu kanıtlamalıdır.Somut olayda ise; davacı taraf iddiasının ispatı için idarenin alım – satım ve diğer kayıtları ile davalı hakkında adli makamlarca yürütülen soruşturmaya ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Ancak mahkemece, davacı idarenin tüm delilleri toplanılmadan, adli soruşturmanın bir sonraki aşaması olan ceza davasının incelenmesi ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın ispat edildiği yargısına varılmıştır. Ne var ki toplanan bu deliller değerlendirildiğinde, mahkemenin bu yargısının isabetli olmadığı ortadadır. Zira, adli soruşturmanın bir sonraki aşaması olan ve ağır ceza mahkemesinde görülen davada, davalıya atfedilen sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı kesin hükümle belirlenmiştir. Diğer taraftan, hükme esas alınan bilirkişi raporu ise vergi hukuku bakımından geçerli olabilecek değerlendirmeleri içermektedir. Davacı idarenin alım – satım ve teslim edilen ürünlerin gönderildiği üst merkezlerin kayıtlarının oluşturduğu deliller henüz toplanmadığından, bilirkişi bu konularda herhangi bir incelemede bulunmamıştır.Hal böyle olunca mahkemece, davacı tarafın diğer delillerinin usulünce toplanılarak değerlendirilmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, vergi hukuku açısından geçerli olan yasal düzenlemenin yanılgılı değerlendirilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.