16. Hukuk Dairesi
16. Hukuk Dairesi 2013/3765 E. , 2013/4157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Beldesi çalışma alanında bulunan 402 ada 1 ve 403 ada 1 parsel sayılı 1591.94, 4132.37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve taşınmazın Mehmet oğlu ...'ün kullanımında olduğu” şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, taşınmaza ortak murisleri ...zilyet iken kendilerine kaldığından yarı oranında adlarına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 402 ada 1 ve 403 ada 1 sayılı parsellerin tespit gibi beyanlar hanesindeki şerhle birlikte Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; taşınmazda davacıların zilyetliğinin olmadığı, öncesi tarafların ortak murisi ...'e ait ise de ölümünden sonra davalının kendi adına taşınmazda zilyet bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmediği gibi yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşif, uygulama ve beyanlara göre taşınmazların öncesinde tarafların ortak murisi...'in fiilen kullanımında bulunduğu, ölümü ile mirasçılarına kaldığı, murisin ölümünden sonra davalı ...'in zilyet bulunduğu anlaşılmaktadır. Tereke taksim edilmediği sürece, mirasçılardan biri ya da bir kaçı tarafından sürdürülen fiili kullanımın, tereke adına olduğunu kabul etmek zorunludur. Bu durumda müşterek muris... mirasçısı olan davalının zilyetliğinin, kural olarak tereke adına sürdürüldüğü düşünülmelidir. Bu hususun aksinin; terekenin taksim edildiğinin davalı tarafça kanıtlanması gerekir. Hal böyle olunca davalıdan bu konudaki delilleri sorularak, bildirdiği delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.