14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2013/8528 E. , 2013/10033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 26.03.2013 gün ve 2013/3106- 4607 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 427 ada 52 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı dava dışı ... adına kayıtlı iken adı geçenin 05.04.2009 tarihinde payının tamamını 100.000,00 TL bedelle davalıya sattığını ancak bedelin önalım hakkını engellemek amacıyla tapuda yüksek gösterildiğini ileri sürerek önalım hakkına dayanarak keşifte belirlenecek değer üzerinden dava konusu payın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı ise muvazaa iddiasının doğru olmadığını, gerçek satış bedeli üzerinden işlem yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bedelde muvazaa iddiası ispat edilemediğinden tapudaki değer üzerinden davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 13.12.2011 tarihli ve 2011/12962-14395 sayılı kararı ile davacının sair temyiz itirazlarının reddine, davacının taşınmazın keşifte belirlenecek değer üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek dava harcını 25.000,00 TL üzerinden yatırdığını, bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamadığından 100.000,00 TL üzerinden önalım bedelinin depo ettirilerek davanın kabulüne karar verildiğini, davanın kabulüne ve kanıtlanamayan bedelde muvazaa iddiası nedeniyle, davalı yararına 75.000,00 TL üzerinden nispi vekalet ücreti hükmedildiğini, davacı yararına da dava dilekçesinde gösterilen 25.000,00 TL değer üzerinden nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ve ayrıca bu rakamlara göre belirlenecek oranlamaya göre de yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Davacının karar düzeltme isteminin de reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyarak yeniden yapılan yargılama sonucu mahkemece, davanın kabulü ile davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, alınan harçların mahsubu ile bakiye 4.550,53 TL harcın davacıdan tahsiline, toplam 561,00 TL yargılama giderinin 140,25 TL’nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı lehine 3.000,00 TL, davalı lehine 8.180,00 TL vekalet ücretine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.03.2013 tarihli ve 2013/3106–4607 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, yargılama masraflarının daha önceki bozma kararı doğrultusunda paylaştırılmadığı ve davanın kabulüne göre harcın tamamından davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, özellikle iptaline karar verilen dava konusu 1/2 payın gerekçeli kararın hüküm sonucunda 1/25 pay olarak maddi hataya dayalı yazımının mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davacı vekilinin ağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemi yerinde değildir.
2.Davacı vekilinin karar ve ilam harcına yönelik itirazlarına gelince; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/2. maddesi gereğince, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Yargılama giderlerinin usul hukuku hükümlerine göre, davayı kaybeden tarafa yükletilmesinin temelinde davaya karşı çıkma ve davaya sebebiyet verme olgusu yatmaktadır.
Somut olayda mahkemece, tapu satış ve harç bedellerinin toplamı olan 101.625,00 TL üzerinden hesaplanan karar ve ilam harcının bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamayan davacıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Ancak, yargılama sonucu davacı, sonuçta davasını kazanmış ve davalı adına kayıtlı payın adına tescilini sağlamıştır. İki tarafın da kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağına ilişkin HMK'nın 326. maddesinin 2. bendi yargılama harçları için uygulanmaz. Çünkü davanın reddi hariç harç daima davalıya yükletilir. Bir başka deyişle harç zaten haksız çıkılan oranda ve mahkum edilen miktara göre hükmedilir Bu nedenle diğer giderler gibi kazanılan kaybedilen miktara göre tekrar bölüştürülemez. Reddedilen dava kısmı için ayrıca ret harcı verilemez.
Bu durumda mahkemece karar ve ilam harcının tümünün davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile yanılgılı değerlendirme sonucu verilen Dairemizin 26.03.2013 tarihli ve 2013/3106-4607 sayılı onama kararının kaldırılmasına, hüküm sonucunun HUMK'nun 438/VII. maddesi gereğince aşağıda gösterildiği şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.