23. Hukuk Dairesi
23. Hukuk Dairesi 2011/2378 E. , 2012/751 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'un kooperatif hissesini devralarak davalı kooperatife ortak olduğunu, devredene isabet eden bağımsız bölümün tapusunu da davacı adına tescil edildiğini, ancak yeni yönetimin davacının ortaklığını yok sayıp tapu iptali ve tescil davası açtığını ileri sürerek, müvekkilinin devren kooperatif ortağı olduğunun ve adına kayıtlı bağımsız bölümün adına tescilini istemekte haklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatif ortağı olmadığı halde eski yönetimin görevini kötüye kullanarak üye göstermek suretiyle kooperatife ait taşınmazı davacı adına tescil ettirdiğini, davacı adına olan tapunun iptali istemi ile açılan davanın derdest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince, mahkemece, kooperatif anasözleşmesinin 17. maddesi gereğince davacı ile dava dışı ... arasında ortaklığın davacıya devri hakkındaki sözleşmenin davalı kooperatif yönetim kuruluna iki kez yazı ile bildirildiği gözetilerek, davalının davalı kooperatif anasözleşmesinin 10. maddesindeki ortaklık koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırılarak, soncuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmayan anasözleşmenin 11. maddesi hükmüne göre davanın reddilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının kooperatif anasözleşemesinin 10. maddesindeki koşulları taşıdığı ve dava dışı ...'tan bir pay için ortaklığı devir aldığı gerekçesiyle davacı vekilinin 28.04.2010 tarihli beyanı doğrultusunda davanın kabulü ile davacının davalı kooperatifin 10.07.2002 tarihinden bu yana bir pay için ortağı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.