Esas No
E. 2010/3901
Karar No
K. 2011/316
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2010/3901 K. 2011/316 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/3901, K. 2011/316, T. 24.01.2011
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3901
Karar No
2011/316
Karar Tarihi
24.01.2011
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2010/3901 E.  ,  2011/316 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.05.2010 gün ve 102/185 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, 101 ada 267 parselin kendisine ait olduğunu, parselin kuzeyindeki bir kısım yerin kadastro çalışmaları sırasında yol olarak bırakıldığını, bu yerin kendisine ait 101 ada 267 parsele eklenerek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı köy temsilcisi, bu yerin yol olmadığını, fındık tarlası olduğunu belirtmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile, teknik bilirkişiler Muammer Köksal ile Mustafa Özbek'in 20.04.2010 günlü rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen 227.71 m2'lik kısmın iptali ile davacıya ait 101 ada 267 parsel sayılı taşınmaza ilavesine ve bu şekilde tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak bırakılan taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmü uyarınca tesciline ilişkindir. Kadastro dışı bırakma işleminde, taşınmazın geometrik durumu belirlenmediğinden bir tespit işlemi değil ise de, görevlilerce bir yerin tescile tabi olmadığı saptanarak hukuksal durum belirlenmiş olduğundan yapılan bu işlem, bir kadastro işlemidir. Yargıtay'ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; paftasında yol olarak gösterilen bir yerin, Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne göre tapuda tescil edilebilmesi için, paftasında yol olarak bırakılma işleminin yapıldığı tarihten, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda toplanan delil ve belgeler ile komşu parsellere ait kadastro tutanaklarına göre; paftasında yol olarak bırakma işleminin yapıldığı 18.02.1999 tarihinden davanın açıldığı 20.03.2009 tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez. Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.14
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog