14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2013/5919 E. , 2013/10400 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.05.2008 gününde verilen dilekçe ile yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı arsa sahibi ...Tur. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 09.07.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı arsa sahibi vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı yüklenici ... Endüstri Ltd.Şti., davaya yanıt vermemiştir. Diğer davalı arsa sahibi ...Tur. A.Ş., sözleşmenin feshedildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı arsa sahibi şirket vekili temyiz etmiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri yükleniciye şahsi hak sağlar. Yüklenici edimini yerine getirdiğinde, kazanacağı şahsi hakkını doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi bu hakkı üçüncü kişilere de devredebilir. Bu devir şekli uygulamada alacağın temliki biçiminde yapılmaktadır. Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında borçlunun rızasına ihtiyaç göstermeden yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf niteliği taşıyan şekle tabi bir akittir. Bu aktin tarafları ise, devreden (eski alacaklı=yüklenici) ile devralan (yeni alacaklı=üçüncü kişi) dir.
Somut uyuşmazlıkta davacının dayandığı 01.08.2006 tarihli sözleşme bir alacağın temliki sözleşmesidir. Yapılması kararlaştırılan C 3 bloktaki 1 ve 2 no’lu bağımsız bölümler davacıya temlik edilmiştir. Temlik işleminin hüküm ve sonuç doğurması, temliki yapan yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edimlerini bütünüyle yerine getirmesine bağlı olup, kural olarak Borçlar Kanununun 364. maddesi uyarınca eser bedeli olan arsa payının devri de ancak eserin teslimi halinde talep edilebilir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, yüklenicinin yapımını üstlendiği inşaatı ancak % 46 fiziki seviyeye getirdiği anlaşılmaktadır. Şüphesiz, getirilen bu fiziki seviye ne yükleniciye ne de onun temlik işleminde bulunduğu davacı üçüncü kişiye bir talep yetkisi verir. Ancak, davalılar arasındaki 11.11.2005 tarihli sözleşmeyi davalı arsa sahibi Borçlar Kanununun 358. maddesi hükmünden yararlanarak 24.06.2008 tarihinde feshetmiştir. Noterde biçimine uygun düzenlenen fesih sözleşmesinden, feshin tasfiyesinin de yapıldığı, getirilen fiziki seviyeye karşılık davalı yükleniciye arsa sahibi tarafından bir miktar tapunun devredildiği, yüklenicinin hak ettiğinden daha çok hisse kazandığının yazıldığı görülmektedir. Kısaca, davalı yüklenicinin eseri getirdiği fiziki seviyeye karşılık aynı tarihli beyannamede belirttiklerinin dışında bir alacağı bulunmamaktadır. Sözleşme feshedildiğine, sözleşmenin tasfiyesi ileriye etkili sonuç doğuracak şekilde yapılarak davalı yüklenici alacağını aldığına göre artık ne yüklenici, ne de onun temlik işleminde bulunduğu davacı üçüncü kişi davalı arsa sahibinden bir talepte bulunamaz. Mahkemece yapılan bu saptamaya göre davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.