19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/6639 E. , 2013/10244 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde dava vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalı tarafından dava dışı ...’nun zabıta cezası borcundan dolayı müvekkili banka nezdindeki hesaplarına haciz ve bloke konulması istenmiş olup, dava dışı ...’nun müvekkili bankadan herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını bildirerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK’da düzenlenen bankacılık hizmetinden kaynaklandığı ve 6102 sayılı TTK’nun 4. ve 5. maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin 6102 sayılı TTK’nun 4. ve 5. maddesi gereğince görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka, 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca işbu menfi tespit davasını açmıştır. Anılan maddenin 3. fıkrasında “Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs, borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresi içinde itiraz etmemesi halinde mal elinde ve borcu zimmetinde sayılır ve hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur” hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm uyarınca süresinde itiraz etmeyen üçüncü kişi aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca 1 yıl içinde genel mahkemelerde dava açabilir. Takip konusu yapılan alacak ticari bir işten ve bankacılık işleminden kaynaklanmadığından 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemeleri değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerekmiştir.