Esas No
E. 2019/898
Karar No
K. 2019/8730
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2019/898 E.  ,  2019/8730 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVACI-DAVALI : ...

VASİ

DAVALI-DAVACI : ...

DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka Artırımı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı vasisi tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafaka, nafaka artırım davası ve vekalet ücreti yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise boşanma davasının kabulü ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2019 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... vasisi... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

3.Boşanma (TMK 166/son) ve nafaka artırımı davasının birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda mahkemece verilen ilk karar, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.03.2013 tarihli bozma ilamı ile, davacı-davalı erkeğin Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesine dayalı olarak açtığı boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı-davalı erkek yararına ve davalı-davacı kadının nafakaya ilişkin olarak gelecek yıllar için artış talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasından bahisle davalı-davacı kadın yararına bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise onanmasına karar verilmiş, davacı-davalı erkeğin karar düzeltme talebi ise reddedilmiştir. Bu durumda birleşen nafakanın artırımı davasında bozma sebebi sadece gelecek yıllarda artış talebi hakkında bir karar verilmemesi yönünden olup, nafaka miktarı yönünden karar kesinleşmiştir. Kesinleşen yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulamaz. Mahkemece bozmadan sonra verilen hükümle kadının birleşen nafakanın artımı davasında, nafaka miktarının artırılması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

4.Davacı-davalı taraf boşanma davasında kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. Mahkemece, davacı-davalı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verildiğine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı-davalı taraf lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu yönün nazara alınmaması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin Mustafa'dan alınıp duruşmaya gelen Tülin'e verilmesine,

istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.09.2019 (Pzt.)

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog