2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2019/2169 E. , 2019/8738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminatların ve nafakaların miktarı, nafakaların başlangıç tarihi, nafakaların gelecek yıllarda artırımına karar verilmemesi yönünden; davalı erkek tarafından ise nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2019 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle davacı kadının usulüne uygun şekilde nafakalara ilişkin gelecek yıllarda artırım talebinin bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece bozmadan önce kurulan ilk hükümde, davacı kadın yararına 15.000 TL maddi tazminat ve 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Kararın, taraflarca temyizi üzerine, Dairemizin 24.01.2017 tarihli ilamı ile maddi ve manevi tazminat az bulunarak, hüküm bu yönlerden davacı kadın yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı kadın lehine 55.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Yeniden kurulan hüküm bozma ilamında belirtilen ilkelere, bozmanın amacına uygun olmayıp, tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları, davacının kaybettiği mevcut ve beklenen menfaatleri ve kişilik haklarına yapılan saldırı nazara alındığında maddi ve manevi tazminat yine azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanunu'nun 50, 51. maddeleri nazara alınarak davacı kadın lehine daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Mahkemece ilk kararda davacı kadın yararına hükmedilen aylık 400,00 TL yoksulluk nafakası ve ortak çocuklar yararına aylık 350,00 ‘şer TL iştirak nafakasının az olduğundan bahisle de hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuştur. Bozma sonrası kararda ise davacı kadın lehine aylık 1000 TL yoksulluk nafakası ile ortak çocuklar yararına aylık 1.500‘er TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Bozma sonrası hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakasının miktarı tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına uygun düşmediği gibi bozmanın amacına uygun olmayacak şekilde az bulunmuştur. Davacı kadın ve ortak çocuklar lehine daha uygun miktarda yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4.Yoksulluk ve iştirak nafakasına boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken, başlangıç tarihinin kararın kesinleşme tarihi olarak gösterilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukanda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINDA bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 218.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.09.2019 (Pzt.)