19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/1458 E. , 2013/10431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalının keşideci, müvekkilinin ciro yoluyla hamili bulunduğu 4.000,00 TL tutarlı bir adet bonoya dayalı olarak daha önce kambiyo yoluyla takibe girişilmiş ise de icra dosyasında işlem yapılamadığından davalı istemi üzerine Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ve takibin durduğunu, bu kez genel haciz yoluyla aynı bonoya dayalı şekilde davalı aleyhine takibe başlanılması üzerine davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senedin zamanaşımına uğradığını ve bu hususun kesinleştiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın TTK'nun 644. maddesi uyarınca açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğunu,
TBK'nun 146. maddesi gereğince on yıllık zamanaşıma tabi olup ayrıca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacaklarda her türlü def’iler 3 kişiye karşı ileri sürülemeyeceğinden davanın kabulüyle davalının takibe itirazının iptaline, 4.000,00 TL asıl alacak tutarı üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, hükmolunan tutarın %40’ı olan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Zamanaşımına uğramış bono nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir bonoya yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın her türlü delille ispatı mümkün hale gelir. Arada temel ilişki bulunmaması halinde ise 6762 s.
TTK’nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanılarak alacak talebinde bulunulabilir. Böyle bir durumda ispat külfeti sebepsiz zenginleşmediğini savunan keşidecidedir. Başka bir anlatımla keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Senedin tarafları arasında temel ilişki bulunması halinde kuşkusuz temel ilişkinin tabi olduğu zamanaşımı hükümleri uygulanacaktır. Ancak temel ilişki bulunmaması halinde 6762 s. TTK’nun 644. maddesine dayanılarak açılacak davalarda zamanaşımı süresi bir yıl olup bu süre bononun vade tarihinden itibaren geçecek 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarihten itibaren başlar.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; somut olayda davacı bonoya ciro yoluyla hamil olan kişi olup davalı ise keşideci durumundadır. Görüldüğü gibi arada lehdarın cirosu bulunduğundan taraflar arasında temel hukuki ilişki yoktur. Hal böyle olunca uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda 6762 s.
TTK’nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilip çözümlenmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.