8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/4055
- Karar No
- 2019/3749
- Karar Tarihi
- 24.10.2019
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO : 2019/4055
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 19/09/2019
NUMARASI : 2019/309 D.İş - 2019/309 K.
DAVANIN KONUSU: Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2019
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Başvuran vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna verdiği dilekçede özetle; davalı sigorta şirketinezdinde trafik sigortalı bulunan ... plakalı sayılı aracın, ... plaka sayılı araçla çarpışması neticesinde 12/07/2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, başvuran ... yaralandığını ve daimi maluliyete uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiş, davacı vekili 11/04/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 42.375,76-TL'ye yükseltmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; talebin reddine karar verilmesini istemiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; talebin kısmen kabulüyle 34.537,76-TL'nin 16/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekili, İtiraz Hakem Heyetine başvurmuştur.İtiraz Hakem Heyetince;sigorta şirketi vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yaptığı itirazın kısmen kabulü ile maluliyet oranının %8 den %4 e düşürülmesi ve ödeme de dikkate alınarak 13.641,71-TL'nin (13.349,88-TL'lik bölümünün 16/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine, konusu kalmayan 7.838,00-TL için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Verilen bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporuna yönelik itirazlarının incelenmediğini, ceza dosyasında verilen kararın hukuk hakimi bağlamayacağını, kusur konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yapılmasını, yine hesaplama raporunun da hatalı olduğunu, bunun yanında kask ve dizlik gibi koruyucu kullanılmaması nedeniyle oluşan müterafik kusurunun belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, taraflar için belirlenen vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.Yapılan değerlendirmede; 6456 sayılı Kanunun 45.maddesi ile değişik 5684 sayılı kanunun 30/12.maddesi gereğince; Beşbin Türk Lirası altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı komisyonca ilgiliye bildirimden itibaren 10 gün içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz üzerine Sigorta Tahkim İtiraz Hakem Heyetinin 40.000,00 Türk Lirasını geçmeyen uyuşmazlıklar hakkında verdiği kararlar ise kesindir.40.000,00-TL'nin üzerindeki kararlar için temyize gidilebilir.Talebe konu toplam tazminat miktarının 42.375,76-TL olduğu,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kismen kabulü ile 34.537,76-TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, verilen bu karara davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabul edilmesi sonucunda 13.641,71-TL' üzerinden karar verildiği, itiraz hakam heyeti kararına karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu ve itiraz hakem heyeti kararında davalının istinafa getirdiği hususlarla ilgili değerlendirme yapıldığı anlaşıldığına göre; istinaf konusu olan karar davalı bakımından kesin nitelikte olup, somut olayda 5684 sayılı yasanın 30/12 son cümlesinde yazılı hallerin de mevcut bulunmamaktadır.Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece (hakem heyetince) bir karar verilebileceği gibi 01/06/1990 gün 3/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca Yargıtay (istinaf dairesince) de istinaf işleminin reddine karar verilebildiği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.