2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2019/842 E. , 2019/9510 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraflar
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 22.10.2018 gün ve 2017/5314-2018/11649 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1.Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri yersizdir.
2.Karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sırasında mahkemece, her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmiş, kadının yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş, verilen karar davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tedbir nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası ve velayet yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.10.2018 gün ve 2017/5314-2018/11649 sayılı ilamı ile “Mahkemece davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenilen hakaret ve küfür vakıasının ispatlanmadığı, ispatlanmayan vakıanın taraflara kusur olarak yüklenilmeyeceğinin, bunun yanında erkeğin bağımsız konut temin etmediğinin, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de kadının ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına, ayrıca mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin davasının Türk Medeni Kanunu’nun 161. ve 166/2. maddesi uyarınca kabul edildiğinin, yine dava tarihinin 30.04.2014 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 21.12.2016 olarak hatalı yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre" onanmasına karar verilmiş, taraflarca süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde; Davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen hakaret vakıasına davacı-karşı davalı erkek tarafından dilekçeler aşamasında dayanılmamış olup, bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği ayrıca erkeğe kusur olarak yüklenilen bağımsız konut temin etmediği vakıasının ise eski tarihli olup sonrasında tarafların bağımsız konutlarının olduğu ve evlilik birliğinin devam ettiği, bu eylemin davalı-karşı davacı kadın tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı nazara alındığında, erkeğe kusur olarak yüklenilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda sadakatsiz davranışta bulunan kadın tam kusurlu olup, davacı-karşı davalı erkeğin kusuru ispat edilememiştir. Açıklanan sebeplerle davalı-karşı davacı kadının davasının reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırılarak hükmün onanmasına karar verildiğinden tarafların karar düzeltme taleplerinin kabulü ile açıklanan sebeple yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.