21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2012/20618 E. , 2013/24352 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının davalıya ait işyerlerinde 1986-1997 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen - eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ilk kez 16.9.1987 tarihinde ... adına işlem gören ... sicil nolu Moda Haler adlı işyerinden işe girişinin yapıldığı, 16.12.1991 tarihinde ... sicil nolu işvereni davalı ... olan ... Giyim olan işyerinden, 2.3.1994 tarihinde 41082 sicil nolu işvereni davalı ... olan ... adlı işyerinden, davadışı ... adına işlem gören ... sicil nolu Moda Haler adlı işyerinden işe girişinin yapıldığı,16.9.1987-15.1.1988 döneminde 120 gün ,1.7.1988-22.8.1988 döneminde 52 gün sigortalı çalışma bildiriminin olduğu, ... adına işlem gören 31481 sicil nolu ... Giyim işyerinden 15.6.1988-30.6.1988 döneminde 15 gün, ... adına işlem gören ... sicil nolu Manolya mağazası işyerinden 2.10.1988-31.7.1989 döneminde 300 gün bildirim yapıldığı,31.7.1989 tarihinde çıkışının verildiği,davadışı ... sicil nolu ... isimli işyerinden, 1.8.1989-6.3.1990 arası sigortalı çalışmalarının bulunduğu,16.12.1991-31.3.1992 arası 105 gün,2.3.1994-30.4.1994 arası 60 gün olmak üzere davalı ... ait işyerinden bildirilen sigortalı çalışmasının mevcut olduğu, ... sicil nolu ... A.Ş nezdinde sigortalı çalışmasının mevcut olmadığı, davalı ... tarafından kuruma verilen 16.6.1994 tarihli dilekçe ile 30.4.1994 den sonra ayrılan işçiden sonra başka işçi çalıştırmadığını ve 31.5.1994 de işyerini kapatarak faaliyetine son verdiğini beyan ettiği,... sicil nolu ... Çarşı Giyim ve Tük.Mal.Tic.San.A.Ş. Olarak 27.11.1990 da kurulan şirket kurucuları arasında ... adlı davalının da mevcut olduğu,diğer kurucuların ise ... ,...,...,... ... adlı kişiler olduğu,... -... ünvanlı ferdi işletmenin 5.12.1991 de tescil edildiği,19.10.1998 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği,... ,..., Haler adlı işyerlerine ait işyeri tescil bilgisine rastlanmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; tespitine karar verilen dava dışı ... adına işlem görmüş olan ... sicil nolu ... Giyim mağazası adlı işyerini davaya dahil etmek,adı geçen işverenin diğer davalı ... 'ın babası olduğu tanıklarca ve davacı tarafca dile getirildiğinden adı geçene ait nüfus kaydı getirtilerek ve ölü ise mirasçıları davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra, işverenlerin Kurum nezdindeki ihtilaf konusu döneme ait dönem bordroları celp edilerek, tespiti istenen dönemde çalışması bulunan bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp, tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, ... ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra aynı işveren(ler) nezdinde çalışma iddiası mevcut ise hak düşürücü sürenin buna göre değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı ile davalı işverenlere iadesine
19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.