12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/22025 E. , 2013/30497 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2010/1455-2013/439
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçildiği, borçlu tarafından dayanak senedin vade tarihi kısmında tahrifat yapıldığı iddiası ile takibin iptalinin talep edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile senetteki vade tarihinde tahrifat yapıldığı, ancak tahrifattan önceki vade tarihinin tespit edilemediğinin belirtildiği, mahkemece bilirkişi raporundaki tespit dayanak gösterilerek, bononun takip öncesinde zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece, tahrifattan önceki vade tarihi tespit edilemediğinden vadenin yok hükmünde sayılacağı, buna göre senedin görüldüğünde ödenecek bono vasfında olacağı kabul edilmiş ise de, tahrifattan önceki vade tarihinin anlaşılamaması durumunda vade "yok hükmünde" sayılamaz. Bu durum, vade tarihinin tanzim tarihinden önce olabileceği yönünde borçlu lehine karine teşkil eder. Bu karinenin aksi alacaklı tarafından kanıtlanamadığına göre, tahrifattan önceki vade tarihinin tanzim tarihinden önce olduğu, dolayısıyla senedin kambiyo vasfının bulunmadığı kabul edilerek, belirtilen nedenle İİK’nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinde ileri sürülmediği halde HMK'nun 26. maddesine aykırı olarak zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi yerinde değil ise de, sonuçta takibin iptaline karar verildiğinden sonucu itibariyle doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.