12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/22053 E. , 2013/30495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/06/2012
NUMARASI : 2011/2027-2012/783
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip sırasında, müşterek ve müteselsil kefil durumundaki borçlulardan D.
B. San. A.Ş.
( yeni ünvanı ile D.
G. İnş. A.Ş.
)’nin dosya borcunu alacaklıya ödediği, alacaklı şirket tarafından noterde düzenlenen 15/08/2011 tarihli temlik sözleşmesi ile dosya alacağının bu şirkete temlik edildiği, icra müdürlüğüne ibraz edilen temlik sözleşmesi gereğince takibe D.G. İnş. A.Ş. tarafından devam edildiği, bu işleme karşı diğer müşterek ve müteselsil kefil konumundaki borçlu vekili tarafından itiraz edilerek müvekkili yönünden icra işlemlerinin durdurulmasının talep edildiği, icra müdürlüğünce talebin reddi üzerine, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, dosya borcunu ödeyerek temlik alacaklısı durumuna gelen kefil borçlunun, kendi sorumluluğunun dışında kalan kısım için diğer borçlulara karşı takibe devam etmesinde usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlattığı takibe dayanak bonolarda temlik alacaklısı D.B. San. A.Ş. ( yeni ünvanı ile D.G. İnş. A.Ş.) de, borçlu ile birlikte müteselsil kefil konumundadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 167.maddesinde; ( B.K’nun 146. maddesi) "... borçlulardan herbiri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı paylarla sorumludurlar … " hükmü yer almaktadır. Buna göre alacaklı finansal kiralama şirketine borcun tamamını ödeyen temlik alacaklısının, müteselsil kefil konumunda olan diğer borçluya müracaat hakkı vardır. Ancak bu durumda diğer borçlu hakkında genel haciz yolu ile ayrı bir takip yapması gerekirken aynı takibe temlik alacaklısı sıfatı ile devam etmesine yasal imkan bulunmamaktadır. O halde, mahkemece şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.