12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/29674 E. , 2013/37867 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/06/2013
NUMARASI : 2013/34-2013/362
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçluların, hakkında çeke istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, çeke dayalı alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması istemiyle ve icra kefili olan icra dosyasında herhangi bir kefaletinin olmadığından hakkında yapılan icra işlemlerinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurdukları anlaşılmıştır. l-B.2011 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Bu davada; davalı alacaklı tarafından istemin reddi talep edildiğinden açılan bu dava zamanaşımını keser. Menfi tespit davası sonuçlanıp kesinleşinceye kadar alacaklının takip dosyasında işlem yapma zorunluluğu bulunmadığından 3 yorçluların temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan olaya TTK'nun 726 ve aynı Kanunun 730. maddesi göndermesi ile 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Borçlar Kanunu'nun 133.maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve T.T.K.'nun 730/18.maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 662.maddesi, zamanaşımının hangi sebeplerle kesileceğini sınırlı bir şekilde açıklamıştır. Bu sebeplerden biri de dava açılmasıdır. Anılan maddede mücerret dava açılmasından söz edilmekte olup, bu davanın kimin tarafından açılacak bir dava olduğu hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak borçlu tarafından açılacak davada, alacaklı durumundaki davalının itirazını defi yolu ile ileri sürmesi halinde, açılan menfi tespit davasının da bu nedenle zamanaşımını keseceğinin kabulü gerekir. Nitekim Yargıtay HGK.nun 20.01.1996 tarih ve 1996/12-654 Esas 1996/805 Karar sayılı kararı ile de aynı ilke kabul edilmiş olup, alacaklı durumundaki davalının itirazını defi yolu ile ileri sürdüğü menfi tespit davası, zamanaşımını keser ve kararın kesinleşme tarihine kadar zamanaşımı işlemez. Somut olayda; borçlu tarafından, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/12 E. sayılı dosyası ile 13.01.2010 tarihinde menfi tespit davası açıldığı ve davanın reddedildiği ve kararın 18.10ıllık zamanaşımı süresi, menfi tespite ilişkin kararın kesinleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
Bu durumda menfi tespit davasının kesinleşme tarihi ile şikayet tarihi olan 18.01.2013 tarihi arasında zamanaşımını kesen TTK'nun 662. maddesinde sayılan icra takibi işlemi yapılıp yapılmadığının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
2.Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; hakkındaki icra emrinin 09/11/2009 tarihli haciz tutanağındaki kefalete dayandırıldığı, ancak bu tarihli haciz tutanağında Yılmaz Eraslan isimli 3. bir şahsın kefaletinin bulunduğu, adı geçen bu iki kişinin aynı kişi olup olmadığının mahkemece yöntemince araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile Orhan Yılmazarslan hakkında yapılan tüm icra işlemlerinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.