Esas No
E. 2012/13331
Karar No
K. 2013/20622
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

21. Hukuk Dairesi

E. 2012/13331 K. 2013/20622 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/13331, K. 2013/20622, T. 14.11.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13331
Karar No
2013/20622
Karar Tarihi
14.11.2013
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

21. Hukuk Dairesi         2012/13331 E.  ,  2013/20622 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasına, biriken aylıkların faiziyle tahsiline, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, sakatlığı nedeniyle bağlandıktan sonra kesilen yaşlılık aylıklarına yeniden hak kazandığının tespitini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile 25/08/2009 tarihi itibariyle kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanarak kesilen aylıkların kesildiği ve ödenmesi gereken aylardan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Somut olayda, davacıya 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca sakatlığı nedeniyle 506 Sayılı Kanun'un 2422 sayılı Kanunla değişik 60. maddesinin c fıkrasının b bendi kapsamında SGK'nca 01.10.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı Kurumca yapılan teftiş sonucu vergi indiriminden faydalanarak yaşlılık aylığı almakta olan davacının aylığının devam edebilmesi ve sakatlık oranının tekrar tespiti için Sağlık Bakanlığı ... Devlet Hastanesine sevkinin yapıldığı, 21/10/2009 tarihli raporda davacının özürlü durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %36 olduğuna dair rapor düzenlendiği ve buna göre davacının sakatlık oranı %40'ın altında kaldığı için bağlanan aylıkların kesildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 14/01/2011 karar tarihli raporunda, sigortalının mevcut hastalık ve arızaları, 16/07/2006 tarih ve 26230 Sayılı resmi gazetede yayınlanan özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde vücut fonksiyon kaybı oranının %36 olduğuna karar verildiği, rapora itiraz edilmesi üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Adli Tıp Kurumunun 28.12.2011 tarihli raporunda davacının 09/11/1999 tarihinden itibaren %59,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.

Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu, giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu  aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.  Mahkemece, davacının maluliyet oranının saptanması açısından, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile çelişen Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin  raporuna davalı yanca itiraz edildiğine göre,   Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınması ve aradaki çelişki giderildikten sonra  karar verilmesi gerektiği açıktır. Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı SGK'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. 

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.11.2013  gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog