2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2019/6725 E. , 2019/10469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve velayet yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; tazminat miktarları, tedbir ve iştirak nafakası miktarı, tedbir ve yoksulluk nafakası ile ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Davalı-karşı davacı kadın aleyhine hükmolunan ziynet alacağının reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı-karşı davacı kadın dava ve ıslah dilekçesi ile dava konusu olan ziynet eşyalarının aynen, bunun mümkün olmaması halinde değeri olan toplam 42.150 TL'nin faizi ile tarafına verilmesini istemiş, ilk derece mahkemesince redde dair verilen karar, kadın tarafından istinaf edilmekle, bölge adliye mahkemesince kadının ziynet alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince reddedilen ziynet alacağı davasına yönelik bedel karar tarihi itibariyle temyiz edilebilirlik sınırının altında kaldığından (HMK m.362) kesin niteliktedir. Açıklanan sebeple davalı-karşı davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2.Tarafların boşanma davası yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
b)Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi gereğince manevi tazminata hükmedilmesi için boşanmaya sebep olan olayların, tazminat talep eden tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması gerekir. Toplanan delillerden davacı-karşı davalı erkekten kaynaklanan ve davalı-karşı davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir hadisenin varlığı kanıtlanmış değildir. Davacı-karşı davalı erkeğin fiili ayrılığı dava açarak başlatmış olması manevi tazminatı gerektirmez. Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi koşullarının gerçekleşmediği nazara alınmadan kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
c)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.