8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2019/5357 E. , 2019/9404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın 50 yılı aşkın bir süreden beri nizasız ve fasılasız şekilde müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda olduğunu belirterek çekişmeli yerin vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan Hazine, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlere dayalı olarak TMK.nin 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre açılan tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 2005 yılında kadastro çalışmalarının başladığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. ve 27. maddeleri gereğince kadastro tespitinden önce genel mahkemelere açılan taşınmazların geometrik ve hukuki durumunu belirlemek görevi kadastro mahkemesine ait bulunmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/son maddesi hükmünde, bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile Kadastro Mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27. maddesi hükmünde de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının re'sen kadastro mahkemesine devrolunacağı, 4732 sayılı davalı taşınmaz mal tutanaklarının kadastro mahkemesine devrine ilişkin yönetmelikte ise dosyaların kadastro mahkemelerine devir usulü açıklanmıştır. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 17.02.2006 tarihinde yapıldığı ve dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği belirlendiğinden, 29.09.2003 tarihinde açılan tescil davasının kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde olduğunun kabulü gereklidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulur. Bu durumda Mahkemece, az yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca; uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.