21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2012/23174 E. , 2013/24306 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, fazla ödenen prim bedelinin faiziyle tahsiline, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacının tüm, davalı Kurumun ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının yurt dışındaki sigortalılığı nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 01.11.1985 olduğunun, yurt dışı borçlanması gözetilerek davacının 4/1-a bendi kapsamında 01.07.2011 tarihinen itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve fazla ödenen 2125 gün karşılığı 18.062,50 TL 'nin yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.07.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, fazla ödeme bulunmadığından geri ödemeye yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01.09.1965 doğumlu davacının yurt dışındaki çalışması nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1999 olduğu, davacının 16.05.2011 tarihinde Kuruma borçlanma başvurusunda bulunduğu ve 7200 günlük borçlanma bedelini 21.06.2011 tarihinde ödediği, ülkemizde 4/1-a bendi kapsamında sigortalılığı bulunmadığından Kurumun borçlanmayı 4/1-b bendi kapsamında gerçekleştirdiği, 24.06.2011 tarihinde aylık talebinde bulunduğu, aylık talebinin 48 yaşını ikmal etmediği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesi ve buna göre yaşlılık aylığı koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un 5.maddesine 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79.maddesi ile eklenen (yürürlük tarihi 08.05.2008) 4.fıkraya göre "Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye'de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir."
Somut olayda, davacının borçlanma talebinde bulunduğu 16.05.2011 tarihinden önce ülkemizde sigortalılığı bulunmadığından Kurumun borçlanmayı 4/1-b maddesi kapsamında gerçekleştirmesi yerindedir. Yurt dışındaki çalışma başlangıcının Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29/4 maddesine göre ülkemizde sigortalılık başlangıcı kabul edilmesi veya davacının yurt dışında işçi olarak çalışmış olması 3201 sayılı Kanun'un 5.maddesinin 4.fıkrasında yer alan açık hüküm karşısında borçlanmaya konu sürenin 3201 sayılı Kanun'un 4.fıkrasına göre 4/1-a bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmaz (Hukuk Genel Kurulunun 12.06.2012 gün ve 2012/10-1618 E. 2013/821 K. sayılı kararı da aynı yöndedir).
Mahkemece, davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiş ise de davacının bu bent kapsamında yaşlılık aylığı almaya yeterli sigortalılık süresi bulunmadığı gibi tahsis tarihi itibariyle 4/1-b bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş koşulu da bulunmamaktadır. Kurumun cevabi yazısında da yaş koşulunun sağlanması halinde 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığı bağlanacağı ifade edilmiştir.
Öte yandan davacının yurt dışındaki eylemli çalışmasının başlangıcı 01.04.1999 tarihi olup öncesindeki bir tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü de mümkün değildir.
Mahkemece, yukarı yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 01.04.1999 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne, davacının yaşlılık aylığı koşullarına sahip olmadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığı talebinin ve borçlanmadan vazgeçme hakkı baki kalmak koşuluyla fazla ödemesi bulunmadığından bu istemlerin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.