21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2012/21608 E. , 2013/24274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, prim ve gecikme zammı miktarının faiziyle iadesine kurum murazasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, haksız tahsil edilen prim ve gecikme zammının istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın hukuki dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79.maddesi olup Kurumun resen prim ve gecikme zammı tahakkuku nedeniyle ödenen tutarın yersiz ödeme nedeniyle istirdatı mümkündür.
Ne var ki Kanun'un verdiği yetkiye istinaden Kurumca tahakkuk ve tebliğ edilen prim ve gecikme zammı borcunun, yine Kanunda belirtilen hak düşürücü süre içerisinde itiraz ve dava yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleştiği hallerde, Kurumun prim tahakkuku işleminin tamamen veya kısmen hukuka aykırı olduğu söylenemeyeceğinden, işverenin yaptığı ödemenin de yanlış veya yersiz ödeme olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda, davacının 12.09.2007 tarihinde tebliğ edilen fark prim ve gecikme zammına 03.10.2007 tarihinde süresinde itiraz ettiği, itirazın reddi kararının davacıya 23.12.2008 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 12.01.2009 tarihinde Balıkesir 1.İş Mahkemesinin 2009/35 Esasına kayıtlı davanın açıldığı, 15.02.2010 gün ve 2010/52 sayılı karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiğine dair dosyasında şerh bulunmamakta ise de avukatı bulunmayan ve yetkili temsilci vasıtasıyla takip edilen davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılması kararı verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği gibi anılan kararın temyiz de edilmediği, bu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmasına karşın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin kesilmiş sayılmayacağı ve işlemeye devam ettiği, eldeki davanın ise süresinden sonra 28.05.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmakla eldeki davanın hak düşürücü süreden sonra açılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.