12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/22973 E. , 2013/31511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/05/2013
NUMARASI : 2012/310-2013/466
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
HMK'nun 20. maddesinin birinci fıkrasında; "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, borçlunun Tavas İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak meskeniyet şikayetinde bulunduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25.05.2011 tarih ve 2010/28637 esas 2011/10535 karar sayılı kararı ile; Denizli İcra Dairesi tarafından 29/07/2008 tarihinde şikayete konu taşınmazın haczine ilişkin Tavas Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığının görüldüğü, bu durumda, meskeniyet şikayetini inceleme yetkisi haciz işlemini yapan asıl icra dairesinin bağlı olduğu Denizli İcra Mahkemelerine ait olduğundan mahkemece, yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulduğu görülmektedir.
Mahkemece, bozmaya uyularak şikayetçi ve vekilinin yüzüne karşı alacaklı ve vekilinin yokluğunda yetkisizlik kararı verildiği, kararın şikayetçi vekiline 21.02.2012 tarihinde, alacaklı vekiline 22.2.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve 19.3.2012 tarihli kesinleşme şerhinde hükmün, tarafların temyiz etmemesi üzerine 09.03.2012 tarihinde kesinleştiği belirtilmiş, şikayetçi vekili ise 16.4.2012 havale tarihli dilekçesi ile dosyanın Denizli İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş, bir başka anlatımla şikayetçi vekilince HMK'nun 20. maddesinde belirtilen iki haftalık yasal süre dolduktan sonra gönderme talebinde bulunulduğu görülmüştür.
HMK.nun 20. madde hükmünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle kararın şikayetçi vekilince temyiz edilmesi halinde dahi aleyhe bozma ilkesi nazara alınamaz (Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 sayılı kararında benimsendiği gibi). O halde mahkemece, kamu düzeni ile ilgili olan HMK.nun 20.maddesi uyarınca re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca re'sen (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.