Esas No
E. 2013/19150
Karar No
K. 2013/29669
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2013/19150 E.  ,  2013/29669 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Çanakkale İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 18/04/2013

NUMARASI : 2012/670-2013/221

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Takibe konu bononun tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 688/6. maddesinde; bonoda tanzim yerinin yazılı olması gerektiği, aynı Kanunun 689/son maddesinde ise; tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin adı ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır (6102 Sayılı TTK'nun 776/f, 777/3.maddeleri). Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir.

14.12.1992 tarih ve 1991/1 E, 1992/5 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıklandığı üzere kısaltılmış olarak  yazılan tanzim yerinin kabul edilebilmesi için bunun  belirgin ve duraksamaya  mahal bırakmayacak bir yeri göstermesi gereklidir.

Somut olayda, takibe konu bonoda tanzim (yani düzenleme) yeri bulunmadığı gibi keşidecinin isminin altında da "C.p. mh.H. sk.A Blok D'.13 N:28 Ç.Kale" adresi yazmakta olup, "Ç.kale" kısaltması belirgin ve duraksamaya mahal bırakmayacak idari bir birimi ifade etmediği için bonoda geçerli bir tanzim yerinin olmadığı görülmektedir. Bu nedenle takibe dayanak belgede geçerli bir tanzim yeri  bulunmadığından kambiyo senedi vasfı yoktur. Mahkemece İİK'nun 170/a-2.maddesi uyarınca takibin resen iptaline karar verilmesi yerine, işin esası incelenerek yazılı şekilde borçlunun itirazlarının reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog