21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2012/2297 E. , 2013/8874 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından ödenmeyen tedavi giderinin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dava; sigortalının eşine 28.01.2008 ve 04.11.2008 tarihlerinde, kalp rahatsızlığı geçirmesi üzerine kaldırıldığı Özel ... Hastanesinde takılan ilaçlı stent bedelinin, 20.473,78.- TL olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın 09.11.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 7.325,35.-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya Özel ... Hastanesi tarafından 28.01.2008 ve 04.11.2008 tarihlerinde, 4 adet endeavor marka ve 1 adet Xience-V marka ilaçlı stent takıldığı ve bu stent bedellerinin 08.11.2008 ve 29.01.2008 tarihlerinde faturalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Davacıya, kalp rahatsızlığı nedeniyle yapılan tedavide ilaç salınımlı stent kullanıldığı ve bu malzemenin ortez niteliğinde olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık hastanın tedavisinde kullanılan malzeme bedelinin denetlenip, faturadaki haliyle ödenecek nitelikte olup olmadığının ve buna bağlı olarak Kurum tarafından karşılanılabilir miktarını raiç fiat esas alınarak belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Yapılacak iş; 5510 sayılı Yasa'nın 63.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Kurum finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile f bendinde belirtilen sağlık hizmetlerini türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini belirlemeye yetkilidir. Kurum bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslar arası tüzel kişilerle işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usul ve esasları Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenir” düzenlemesi ile Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliğinin 22.maddesindeki “Kurum finansmanı sağlayan ortez, protez, tıbbi araç ve gereç kişi kullanımına mahsus tıbbi cihaz, tıbbi sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemelerini ve bu malzemelerin teminin garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri ile ödeme usul ve esasları Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak belirlemeye yetkilidir” hükmü gözetilerek kullanılan stent bedelinin tedavinin yapıldığı yıl gözetilerek SGK tarafından yukarıda sıralanan düzenlemeler çercevesinde belirlenmesini sağlanması, fiat tespitinin makul süre içersinde SGK tarafından gerçekleştirilmemesi halinde ise Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu v.b. kuruluşlardan sorulup davaya konu sağlık malzemesine ilişkin ihalelerde teklif edilen fiat ortalaması alınarak raiç fiat belirlenmeli, ödemeye esas fiatın bu şekilde belirlenmesini mümkün olmaması halinde konu hakkında teknik ve mali bilgiye sahip bilirkişiden piyasa değerleri ve ilgili kuruluşların görüşü ışığında fiat tespitine ilişkin rapor alınarak tüm araştırmalar yapılmak suretiyle belirlenip fatura miktarını aşmayacak şekilde Kurum tarafından tedavinin yapıldığı yıl için ödemeye esas olmak üzere SUT ta belirtilen bedelin altına düşmeyecek şekilde belirlenen raiç bedelden sigortalıdan alınacak katılım payı düşüldükten sonra kalan kısmın tahsiline karar verilmelidir.
2.Davacı 08.11.2008 ve 29.01.2008 tarihli faturalardaki ilaçlı stent bedellerini dava tarihinden yasal faiziyle istemiştir. Mahkemece, 09.11.2010 tarihli bilirkişi raporunda sadece 08.11.2008 tarihli faturadaki ilaçlı stent bedellerine ilişkin hesaplama için belirlenen bedel üzerinden karar verilmesi, 29.01.2008 tarihli faturadaki ilaçlı stent bedeline ilişkin talep konusunda bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.