12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/26858 E. , 2013/35304 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2013/294-2013/352
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bir adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, takip dayanağı çeki şirket yetkilisi olarak imzaladığını, şahsi sorumluluğunun bulunmadığını belirterek takibin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
TTK.nun 692/6. maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını taşıması için "senedi tanzim edenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmemiştir.
TTK.nun 730. maddesi göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 589. maddesi gereğince şirketi münferiden temsile yetkili kişinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine TTK.nun 730.maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 613 ve 614/1.maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında çekin ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekli değildir.
Senedin keşideci bölümünde borçlu şirket temsilcisinin (aynı kişinin) elinden çıkmış iki imzanın bulunması halinde, imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirket adına, açığa atılan diğer imzanın ise imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulü zorunludur. Zira senetteki borçtan sorumlu olmak için keşidecinin tek imzası yeterli olup birden fazla imza atılmasına gerek bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla sorumluluk doğması için keşidecinin atacağı tek imza yeterli olup, çekin ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunluluğu olmadığından şirket kaşesi dışına atılan imza aval olarak değerlendirilir (HGK.nun 05/10/2011 tarih ve 2011/12-480 sayılı kararı).
Somut olayda, keşideci şirkete ait imza sirküleri incelendiğinde, yetkili temsilcinin imzasının iki bölümden oluştuğu, takip dayanağı çekin ön yüzünde de şirket yetkili temsilcisinin şirket kaşesi üzerine atılı tek bir imzasının mevcut olduğu görülmektedir. Bu durumda, çekte şirket temsilcisi tarafından şirket kaşesi üzerine atılmış tek bir imza bulunduğundan çekin şirket temsilcisi sıfatıyla ve şirketi borçlandırma iradesi ile imzalandığının kabulü gerekir. O halde mahkemece itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.