(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/1143 E. , 2013/3408 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iktisap ve ihtiyaç sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6098 Sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiraya verene aittir. Ancak kiraya veren durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.
Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği TBK.’nun 350. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiraya veren veya kiraya veren durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin alt soyu ve üst soyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir.
Olayımıza gelince; Davacının 26.7.2010 tarihinde dava konusu taşınmazdan pay satın aldığı, davalının eski malikle yapılan 20.11.2000 başlangıç tarihli 10 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile kiralananda kiracı olduğu, davaya konu kiralananın bulunduğu ... ada ... parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazın davacı yeni malik dışında birden fazla paydaş adına paylı mülkiyet olarak tapuya kayıtlı olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Sonradan taşınmazda hissedar olan davacının ihtiyaç nedeniyle göndermiş olduğu 20.8.2010 keşide tarihli ihtar süre koruyucu niteliktedir. İhtarın pay ve paydaş çoğunluğu ile gönderilmesi şart değildir. Ancak, tahliye davasının pay ve paydaş çoğunluğu ile açılması gerekir. Paydaş tarafından açılan davaya diğer paydaşların muvafakatinin alınması için süre verilmek, daha sonra tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmadır.